10 Kuruşa 1 Adam – Dolmuşun Tarihçesi

Dolmuş, aynı güzergahta yolculuk yapan kişilerin yol masrafını bölüşmesi yönteminin uygulandığı ulaşım aracıdır. Bu araçlar, tamamen dolduğu zaman yolculuğa başlama prensibiyle hareket eder. Peki ‘10 kuruşa 1 adam’ sloganıyla hayatımıza giren dolmuş taşımacılığını aslında bir aşçının bulduğunu söylesek, ne düşünürsünüz?

Dolmuşçuluk nasıl başladı?

1900’lerin başında yoğun göç nedeniyle hızlı nüfus artışının yaşandığı İstanbul’da, devletin ulaşım yatırımları yetersiz kalmaya ve şehirdeki otobüs ve tramvay taşımacılığı ihtiyaçlara cevap vermemeye başlar. Taksiye binmek diğer bir seçenek olsa da o dönem için lüks sayılır. Çünkü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 1929 Bunalımı’nın etkileri görülmeye başlar. Dolmuş taşımacılığı ise tam da bu dönemde halkın kendisinin bulduğu bir ulaşım çözümü olarak karşımıza çıkar.

eskisiyleyenisiyle dolmuslar eski taksi-dolmuslar

Cağaloğlu’ndaki lokantasında aşçılık yapan Halit adında bir kişi, lokantaya gelip giden şoförlerden etkilenerek bu mesleği yapmaya karar verir. Bir araba alır ve şansına bir de abonman müşteri bulur. Onu her gün Nişantaşı’ndaki evinden alıp Eminönü’ndeki iş yerine bırakır ve ondan saatin yazdığı ücreti alır. Ekonomik buhran, abonman müşterisini de etkileyince, aşçı Halit bir çözüm aramaya başlar. Müşterisi ile aynı yöne giden üç kişi daha bulur ve böylece saatin yazdığı rakamı dörde bölerek tahsil etmeye başlar.

Sabah servislerinden sonra, tramway duraklarında bekleyen kalabalığa yanaşarak, insanlara tramwaya verecekleri parayı kendisine vermeleri halinde onları Taksim’e götüreceğini söyler. Bu teklif, daha ucuza rahat bir yolculuk yapmak isteyen kişilerin de hoşuna gider. Bunun üzerine aşçı Halit ‘10 kuruşa bir adam’ sloganıyla Karaköy-Taksim arasında dolmuş usulü çalışmaya başlar. Böylece bir zamanların ‘Aşçı Halit’i, 1931 yılında ticari dolmuşçuluğu gerçek anlamda meslek haline getiren kişi olur.

eskisiyleyenisiyle dolmuslar

Halktan da rağbet gören dolmuşçuluk, şoförler tarafından sürdürülmeye devam eder. Hal böyle olunca belediye de 1954 yılında dolmuşçuları resmen tanımak ve ilk tarifeyi vermek zorunda kalır. Dolmuşçuluk 1954’te resmiyete kavuştuğunda 4832 dolmuş ve 150 hat piyasadaki yerini almıştır bile. İlk zamanlar sadece 4-5 kişi kapasiteli araçlarla yapılmaya başlanan dolmuşçulukta artık 7-8 kişilik araçlarla da taşıma yapılmaya başlanır. Çünkü tamirhanelerde usta ellerde işlem gören eski Amerikan arabalarının boyları uzatılarak daha fazla kişi kapasitesine sahip hale getirilir.

eskisiyleyenisiyle dolmuslar

1960’lardan sonra dolmuşun tırmanışı hızlanır. Hatta 1965’te bu alandaki payı yüzde 30’lara ulaşır. Ancak daha sonraki yıllarda dolmuşa olan eski rağbet kaybolur. Kentte otobüs hatlarının çoğalması, hafif raylı sistemin ve metronun devreye girmesi, kuruluşların çalışanları için servis oluşturması gibi nedenlerle, dolmuşun toplu taşımacılıktaki payı da yüzde 10’lara kadar düşer. Bugünlerde metrobüsün de faaliyet gösteriyor olması sebebiyle insanların dolmuşa eskisi kadar ihtiyacı kalmadı belki ama yine de bilseniz iyi olur diye düşündüğümüz bazı dolmuş kurallarını sizinle paylaşalım istedik :) :)

eskisiyleyenisiyle dolmuslar

Dolmuş Kuralları

Kural 1: Aksi belirtilmedikçe ve en arka sırada oturmuyorsanız eğer, bir dolmuştaki tüm yolcular aynı zamanda muavindir. Dolmuş içindeki para sirkülasyonunda şoföre yardımcı olmak ve dolmuş ücretini şoföre, para üstünü de yolcuya iletmekle görevlidir.

Kural 2: Aksi belirtilmedikçe, dolmuş içi para sirkülasyonunda yere düşürülen parayı aramak, para sahibinin değil, parayı düşüren yolcunun görevidir. Bu yüzden dolmuş yolculuğu, azami dikkat gerektiren bir iştir.

Kural 3: En önemli kural ise, yolcunun yanında bozuk para bulundurma zorunluluğudur. Kağıt para uzatıp üstünü beklemek hem şoförü hem de kişinin kendisini yıpratacaktır.

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol