Google Sen Neymişsin ?

Kim bilebilirdi ki? 1996 Ocak ayında, 2 doktora öğrencisinin araştırma projesinin buralara geleceğini. Sıradanlaşan her şeyin bir sonu olmuştur ve olacaktır. Tam da bu noktadan yola çıkılmış. Eski arama motorlarının çalışma prensibi; aranılan terim sayısı oranında sonuç sıralaması vermekti, 2 kafadarın düşüncesi aranılan terimin yer aldığı sitelerin ilgi çekme durumuna göre sıralanmasıydı. Bu küçük gibi görülen fark, dünyanın en çok ziyaret edilen internet sitesi olması yolunda atılan ilk adımdı.

Diğer adımlar hep sıradanlıktan uzak, yenilik dolu ve ilgi çekici oldu. Birkaç örnek duymaya ne dersiniz? 200 adet keçiyi, şirket yerleşkesine elemanları olarak işe alan bir arama motoru düşünün. Küçük bir gülümseme sonrasında, iyi de ‘neden’ dediğinizi duyar gibiyim. İlk ağızdan cevabını vereyim. "Aynı işlemi çim biçme makinesi ile de yapabilirdik ama keçilerin bize maliyeti hemen hemen aynı üstelik çok daha sevimliler" demişler.

google arama motoru googlee

Şirketin yerleşkesine adım atar atmaz, sanki yıllık 23.6 milyar dolar gelir ve 6.5 milyar dolar kârla kapatan bir şirkete değil, bir alışveriş merkezine geldiğini sananlar olduğuna eminim. Camdan binaların çevresinde, bir köşede sarmaşıklar, diğer köşede rengarenk çiçekler, renkli renkli şemsiyelerin altında kahvelerini yudumlayan insanlar. Kısacası, renk cümbüşüne hoş geldiniz.

google arama ofis googlearamamotoru

Tamam, buraya kadar çok da şaşırtıcı olmadığını kabul ediyorum. Peki ya, şirketin kendine ait dinozoru olduğunu söyleyecek olursam? Şaka yapmıyorum. Google genel merkezine yakın kazılarda ortaya çıkarılan T-Rex iskeletini Google satın aldı ve bahçesine yerleştirdi. Adı da Stan. Stan, o günden beri mühendisler tarafından sürekli süsleniyor. Dev gözlükler ve renkli çeşit çeşit kolyeler takıldığı, hatta balerin tütüsü giydiği bile olmuş. Şimdi ise bedeninin çeşitli yerlerine yerleştirilmiş flamingolar var. Dinozor Stan bile, şirketin yenilik aşkından nasibini almış gibi duruyor.

google dinazor eski yeni hayvan arama google arama motoru bahçe googlearama dinazor

Birçok araştırmaya göre, dünyadaki insanların en çok çalışmak istediği şirket burası. Bu durum, hayallerinin bir köşesinde burası olan insanları eminim ki biraz korkutacak, biraz da üzecektir. E zaten, burayı da değerli kılan şey tam da bu değil mi? Milyonlar, hatta milyarlarca insanın istediği yerde olmak.

Yemek yemeyi sevenler toplanabilir mi? Şirket içinde 16 restaurant var. Organik gıda, fast-food ya da gurme restaurantlarından istediklerine gidebilen Google çalışanları, yemekleri için de para ödemiyorlar. Sanırım, şu an hipnotize oldum. Yazı devam ederken benim, okurken de sizin ağzınız sulandı mı?:)

Yemeği çok kaçırdıysak, biraz da etraftaki rengarenk bisikletlerden birine atlayıp çevreyi gezebiliriz. Diyete mi başlasak? Spor salonuna gidip, ağırlık da çalışabiliriz. Unutmadan, Google’a yeni katılan çalışanlar, çalışmaya başladıkları haftanın ilk cuması “Noogle” yazan şapkayı takmak zorundalarmış. Cuma günü, odamızdan dışarı çıkmasak iyi olacak sanırım.

google adam şapkalı pervane ceo arama

Küçük bir gezintiden sonra uyanıp, yazıyı bitirelim.

Çok mu mükemmeller yani? Hiç de değil. 2017 yılındayız, Google ana sayfasında halen 39 hata var. Bu denli büyük bir şirket, binlerce alanında hakim insanın çalıştığı yer burası. Hata ne mi? Bilmiyorum. Onlar biliyor ama yapamıyorlar. Onlar düşünsün:)

 Google’ın logosu ve arama kutusu 2001 yılına kadar ortada değildi. 1998 yılından, 2001’e kadar ortalanamayan bir arama motorusun sen, ne bu hava civa, kendine gel!

google eski arama motoru

Aramızda kalsın ama o kadar da salak değiller aslında “Kendimi şanslı hissediyorum” tuşunun aslında hiç kullanılmadığının Google da farkında. Fakat o tuş kaldırıldığında sayfanın kullanıcılar için daha rahatsız olduğu sonucuna vardıkları için, sayfada tutmaya devam ediyorlar. Belki de, aralarındaki bir çeşit totem olabilir.

2 gencin küçücük hayali,yuvarlanan bir kar topu gibi her an büyümekte. Büyüyen bu kar topu, şimdilerde bir çoğumuzun imrenerek bakmasını sağladı. Kim bilir? İçimizden biri ya da birileri, gelecekte dinozor Stan’ı süsleyebilir, o restaurantlarda yemekler yedikten sonra spor salonunda yediklerini eritmeye çalışabilir. Neden küçük düşünüyoruz ki? Bizim de, bir kar topumuz olur her saniye yuvarlanan. Hayalleriniz yuvarlansın...:)

Baturay Çevik
Editor
"Mahalle baskısına tampon bölge"

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol