Turk Sosyologlar ve Fikirleri - Ziya Gokalp, Prens Sabahattin

Sosyoloji, TDK’da ‘Toplum Bilimi’ olarak tanımlanmaktadır. Fransız Devrimi’nden sonra Batı’da oluşan modern ve şehirli toplumun sorunlarını çözmek amacıyla, 19. yüzyılda Sosyoloji bilimi ortaya çıkmıştır. Bu alan sayesinde, sorunların bir düzen çerçevesinde, ilerlemeci bir anlayışla çözülmesi öngörülmüştür. Osmanlı toplumu da o dönemlerde yoğun toplumsal sorunlarla uğraşmaktaydı. Sosyoloji biliminden yararlanmak bir nevi şart olmuştu.

sosyoloji ile ilgili komik karikatur

ZİYA GÖKALP

23 Mart 1876’da Diyarbakır’da doğmuştur. Selanik’te başladığı parti ve sosyoloji çalışmalarını 1912’den sonra İstanbul’da devam ettirdi. Bu sırada milletvekili oldu. Türkiye’de ilk sosyoloji bölümünü 1914 yılında kurdu ve İçtimaiyat (sosyoloji) dersleri vermeye başladı. Sosyoloji’nin üniversitelerde ve devlet kurumlarında yer alması için hayatı boyunca uğraştı ve diğer sosyal bilimlerin gelişimine de öncülük etti. Türk sosyolojisinin kurucusu Gökalp, 25 Ekim 1924’te İstanbul’da vefat etti.

Sosyoloji Anlayışı

Ziya Gökalp, ilk sosyolojik fikirlerini pek çok kişiden etkilenerek oluşturmuştur. Babası Tevfik Bey, Batılı tarzda eğitim almasını sağlayarak vatanseverlik ve dini inançları uzlaştırmasında; amcası Hasip Bey, İslam felsefesi, İslam hukuku ve Doğu düşüncesiyle tanışmasında; Naim Bey ise hangi ilkelerin bir milleti uygarlığa götüreceği konusunda Gökalp’in görüşlerini etkilemiştir.

ziya gokalp

Pek çok Avrupalı sosyolog ve felsefeciyi okumasına rağmen Gökalp, Fransız sosyolog Emile Durkheim’ın görüşlerinden etkilenmiş ve onun görüşlerini Türkiye’ye aktararak temsilciliğini yapmıştır.

emile durkheim sosyoloji

Sosyolojizm

Pozitivist ve determinist görüşlerle şekillenmiş olan Sosyolojiz ekolüne göre; ‘Toplumun birey üzerinde mutlak bir egemenliği vardır. Toplumun yaptığı her şey doğrudur.’ Bu ekol, topluma yarı tanrısal bir kutsallık yükler. Sosyal dayanışma, toplumsal bilinç ve iş bölümü gibi toplumsal kavramlar üzerinde durarak, bireyi toplum karşısında pasif bir konuma yerleştirir. Emile Durkheim ve August Comte önderliğinde Fransa’da geliştirilmiş olan bu ekolden Gökalp de etkilenmiştir. Gökalp’e göre ‘Kültür yalnızca halkta vardır. Aydınlar, halka doğru gitmek zorundadır; halktan kültür alabilmek ve halka uygarlık götürebilmek için.

sosyoloji ve insan

Ziya Gökalp, toplumcu, dayanışmacı, ilerlemeci, milliyetçi (Türkçülük düşüncesinin de önderlerindendir.), Batıcı bir sosyologtur. O’na göre ‘toplum’, aşiret, kavim, ümmet aşamalarından sonra ‘Millet’ olur; bir toplumun en son ve en üst aşaması ‘Millet’tir.

Gökalp, Batıcılık, İslamcılık ve Ulusçuluk anlayışlarını sentezleyen ilk sosyologtur. En bilinen eserleri: ‘Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak’, ‘Türkçülüğün Esasları’.

ziya gokalp turklesmek islamlasmak muasirlasmakziya gokalp turkculugun esaslari

O’na göre Türk ulusu; Ural-Altay dil ailesine, İslam inançlı topluluğa ve Avrupa uluslararası birliğine bağlı bir ulustur. Batı uygarlığına girmekle, Türklüğümüzden ve dinimiz İslam’dan hiçbir şey kaybetmeyeceğiz; Batı’nın bir parçası olsak bile, en güzel dil Türkçe, en kutsal din İslam olmaya devam edecektir. Asıl amaç, Türkleşen, Müslümanlığını devam ettiren ve Avrupalılaşan modern bir Türk-İslam toplumu oluşturmak olmalıdır.

Ziya Gökalp’in düşünceleri başta Atatürk olmak üzere pek çok üst düzey yönetici, bürokrat ve aydın üzerinde etkili olmuştur.

ataturk ziya gokalp

PRENS SABAHATTİN

Prens Sabahattin, 1879’da İstanbul’da doğdu. Özel eğitimler aldı. Osmanlı aydınlarının bir çoğunu etkileyen materyalizm (faydacılık), Sosyal Darwinizm ve Pozitivizm akımlarından etkilendi. Fransa’da bulunduğu dönemde, Sosyoloji ve Science Sociale ekolüyle tanıştı. Bireyci, liberal ve Batıcı toplum tipi anlayışlarını savundu ve Türkiye’de bu düşünceleri benimseyenlerin önde gelen temsilcisi oldu. 1948’de vefat edene kadar çalışmalarını Avrupa’da sürdürdü. En önemli eseri ‘Türkiye Nasıl Kurtulabilir?’dir.


prenssabahattin

Science Sociale

Bugün bildiğimiz tüm bilim dalları, deney ve gözlem yönteminden doğmuştur. Bazıları yalnızca gözleme, bazıları her ikisine birden dayanmaktadır. Science Sociale’yi yaratan gözlem yöntemidir. Bu ekol, daha çok aile monografisiyle (bilimsel alanlarda özel bir konu veya sorun üzerine yazılan inceleme) ilgilenen Frederic Le Play’in çalışmalarından hareketle oluşturulmuştur.

sosyoloji

Prens Sabahattin de toplumsal sorunların çözümlerinin gözlem yöntemiyle aranması gerektiğini savunmuştur. Sorunların kaynağını, mevcut toplumsal yapıda görmekte ve bu yapının değişmesi gerektiğini düşünmektedir. Kamucu toplumsal yapıdan bireysel toplumsal yapıya geçiş yapıldığı takdirde Türkiye’de pek çok sorunun çözüleceğine ve ülkenin kalkınacağına inanmaktadır. O’na göre ‘Felaketimizin kaynağı cahilliğimiz'dir. Eğitim alanında reformlar yapıp halkı aydınlatma halinde, gelecek kuşaklar aydın insanlar olarak yetiştirilmiş olacaktır. Kız erkek ayrımı yapılmadan, tüm çocuklar eğitimden yararlanmalıdır.’

sosyoloji egitim

Prens Sabahattin’in Science Sociale ekolü çerçevesinde savunduğu fikirler, ülkenin siyasal – toplumsal düzenini, tamamen Anglo- Sakson Batı dünyasına benzetmeye çalışan düşünceler içerir. Sabahattin’in sosyolojik görüşleri Türkiye’de birçok değerli sosyolog tarafından takip edilmiştir: Mehmet Şevki Sevündük (devlet tarafından kabul edilen ilk köy ve alan çalışmasını yapmıştır), Hilmi Ziya Ülken, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ve Ankara ekolü sosyologları gibi.

Ülkemizdeki düşünsel etkileri, özellikle sosyoloji, eğitim ve siyaset alanlarında etkili olan Prens Sabahattin, bireyciliği ve girişimciliği esas alan liberal bir anlayışa sahip olmuştur.

prens sabahattin ziya gokalp ortak noktalar

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol