Tarihin En Büyük Salgın Hastalıkları

Geçmişten bugüne insanlığın en büyük dertlerinden biri salgın hastalıklardır. Salgın hastalıkların geçmişi tahminimizden çok daha eskilere dayanır, örneğin bilinen en yüksek ölü sayısına sebep olmuş Jüstinyen veba salgını 541/42 yıllarında baş göstermiştir. En düşük ölüm rakamına sahip SARS salgını bile 774 kişinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. En ölümcülünden başlayarak birkaç salgın hastalığı gelin birlikte tanıyalım.

Justinianos Veba Salgını

Veba, ‘yersinia pestis’ adındaki bakteri tarafından oluşturulan enfeksiyon hastalıklarına verilen genel isimdir. Kemirgen hayvanlardan, pirelerden ve diğer başka hayvanlardan insanlara bulaşabilir. Justinianos (Justinyen) veba salgını, pandemi (coğrafi bir sınırlama olmaksızın belirli bir zaman periyodundaki enfeksiyonların sayısı) bir salgındır. Bizans İmparatorluğu’nu (özellikle başkenti Konstantinopolis'i), Sasani İmparatorluğu’nu ve Akdeniz etrafındaki liman şehirlerini etkilemiştir. Tarihteki en büyük veba salgınlarından biridir, ilk salgında yaklaşık 25 milyon, sonra gelen iki yüzyıl boyunca yeniden ortaya çıkarak toplamda yaklaşık 100 milyon kişinin ölümüne sebep olmuştur.

salgin justinyen

 

Kara Veba

Kara Veba (Büyük Veba Salgınıveya Kara Ölüm de denir), 1347-1351 yılları arasında Avrupa'da çok sayısa ölüme sebep olan veba salgınıdır. Asya'nın güney batısında başlayarak 1340'lı yılların sonlarına doğru Avrupa'ya ulaşmıştır. Fransız vakanüvis Jean Froissart'ın gerçeğe yakın olduğu kabul edilen saptamasına göre Avrupa nüfusunun yaklaşık üçte biri bu salgın yüzünden ölmüştür. Salgın Ortadoğu, Hindistan ve Çin de dahil olmak üzere yaklaşık 50 milyon kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır.

 

salgınlar kara veba
kara veba

 

HIV – AIDS

AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome / Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu), insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine sebep olan bulaşıcı bir hastalıktır. HIV (insan bağışıklığı yetmezliği virüsü), hücrelere yavaş yavaş nüfuz ederek vücudun enfeksiyonlara karşı direncini yok eder ve bireyi çeşitli rahatsızlıklara karşı korunmasız hale getirir; sonunda ölümüne sebep olur. AIDS, HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır ve bu aşamada ölümcül enfeksiyonlara veya kansere sıklıkla rastlanır.

AIDS’in Afrika'da ortaya çıktığı düşünülmektedir. 1960’tan bu yana başta Afrika olmak üzere, tüm dünyada AIDS, salgın düzeyinde artış gösterdi, Bu hızlı artışta, Afrika'da şehirleşmenin hız kazanması, uluslararası seyahatlerin artması, seks alışkanlıklarının değişmesi, damardan uyuşturucu kullanımının artması önemli rol oynamaktadır. HIV virüsü kana bulaştıktan sonra uzun yıllar hiçbir belirti göstermeyebilir. Bazı vakalarda, HIV pozitif bir kimsenin 8 - 10 yıl AIDS'e yakalanmadığı görülmüştür. Birleşmiş Milletler'in 2004 raporuna göre dünyada 38 milyon kişi HIV virüsü taşıyıcısı, her yıl 5 milyon kişi virüsü kapıyor ve 3 milyon kişi AIDS'ten ölüyor.

 

hiv

 

İspanyol Gribi

İspanyol gribi (İspanyol nezlesi veya 1918 gribi), 1918-1920 yılları arasında H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türünün sebep olduğu grip salgınıdır. Salgının İspanyol nezlesi olarak adlandırılmasının sebebi, orada başlaması değil; İspanya'nın, Birinci Dünya Savaşı'nda yer almamış olması ve askerî sansür sebebiyle diğer Avrupa devletlerinde salgından söz edilmezken İspanyol basınının salgını ilk kez gündeme getirmiş olmasıdır.

İnsanlık tarihinde bilinen en büyük grip salgınıdır. Zayıf ve yaşlı kişiler ile çocuklardan çok, sağlıklı genç erişkinleri etkilemiştir. Salgın, 20 milyon kişinin ölümüne sebep olmuştur. Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarında tüm dünyayı etkisi altına almış, hatta kimi tarihçilere göre savaşın bitirilmesinde önemli bir etken olmuştur.

Dnemin önemli isimlerinden de bu hastalığa yakalananlar olmuştur: Max Weber, İspanya Kralı XIII. Alfonso ve Atatürk gibi. Mustafa Kemal Atatürk, Samsun'a hareket etme hazırlıkları yaparken bu hastalığa yakalanmış fakat neyse ki hastalığı Beşiktaş'taki evinde atlatmıştır. İspanyol gribi bütün dünyayı sardığı gibi İstanbul'u da etkilemiştir. Nâzım Hikmet dizelerinde İspanyol gribine şöyle yer verir:

‘Biz ki İstanbul şehriyiz / Seferberliği görmüşüz: Kafkas, Galiçya, Çanakkale,Filistin,Vagon ticareti, tifüs ve İspanyol nezlesi bir de İttihatçılar, bir de uzun konçlu Alman çizmesi 914’ten 918’e kadar yedi bitirdi bizi.’

 

ispanyol gribi

ispanyol gribi

 

Domuz Gribi

Domuz gribi, domuzlarda oluşan bir virüse çok benzediği için bu ismi almıştır. Hastalık tıp alanında, ‘swine influenza virus(domuz gribi virüsü)’, kısaca SIV olarak adlandırılır. Bilinen SIV tipleri (çoğunlukla) Influenzavirus A veya Influenzavirus C (nadir)’dir. Hastalığın aşısı bulunmaktadır. 2009’da salgına neden olan virüs, İnfluenza A virüsünün alt türlerinden biri olan H1N1'di.

Kümes hayvanları ve domuzlar ile yakın temas halinde çalışan kişiler veya korumasız şekilde temasta bulunanlar enfeksiyon kapma riski taşımaktadır. SIV virüsü yapısını değiştirerel insandan insana da bulaşabilir. 2009 yılında bu virüs sebebiyle 284 bin kişi ölmüştür.

 

domuz gribi

 

Batı Afrika Ebola Salgını

Ebola virüsü hastalığı, Ebola kanamalı ateşi veya kısaca Ebola, insanlarda ve diğer primatlarda görülen bir hastalıktır. Belirtiler ateş, boğaz ağrısı, kas ağrısı ve baş ağrısıdır. Bu yönüyle gribe veya nezleye benzetilebilir. Hastalığın belirtileri bulantı, kusma ve ishal, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında azalma ile devam eder. Sıradan bir hastalığınkine benzer belirtiler gösteren bu hastalık ilk olarak 1976 yılında Sudan’ın Nzara ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Yambuku şehirlerinde eş zamanlı olarak iki salgına sebep olmuştur. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde görülen salgının Ebola Nehri yakınında bir köyde meydana gelmesi sebebiyle hastalığa bu isim verilmiştir.

Batı Afrika Ebola salgını, 2014’te Gine'de yayılan, ülke sınırlarının dışına çıkıp tüm Batı Afrika'da yayılmaya başlayan ve hala devam etmekte olan Ebola salgınıdır. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri, Avrupa Komisyonu, Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu dahil olmak üzere pek çok kurum ve kuruluş bölgeye tıbbi gereçler için maddi yardım ve mobil personel yardımında bulunmuştur. Bu ebola salgını, tarihteki en ölümcül ebola salgınıdır; şimdiye kadar 4877 kişinin ölümüne sebep olmuştur.

 

ebola

 

SARS

Şiddetli akut solunum yolu sendromu (SARS), SARS coronavirusünün (SARS-CoV) sebep olduğu solunum yolu hastalığıdır. İlk belirtiler grip benzeridir: ateş, öksürük, boğaz ağrısı vb. Tüm hastalar için ortak tek belirti ise 38 derecenin üstünde ateştir. Kasım 2002 ve Temmuz 2003 tarihleri ​​arasında Hong Kong'da başlayan SARS salgını neredeyse pandemik (bir hastalığın birden fazla ülke veya kıtada salgın halinde görülmesi) hale gelmiş ve dünya çapında 774 ölüme sebep olmuştur. Daha çok 65 yaş üstü insanları tehdit eden SARS, 2003 yılının başlarında Hong Kong'dan 37 ülkede yayılmıştır.

SARS’ın yayılması önlenebilmiştir ancak, çiçek hastalığı gibi tamamen yok edildiği kesin olarak söylenememektedir. Bazı hayvanlarda doğal olarak bulunabileceği ve gelecekte insanların içine tekrar dönebileceği düşünülmektedir.

 

sars salginlar

 

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol