Pedofili-Sübyancılık ve Tarihin Gerçekleri-3

Tarihsel bir olgu olarak; Pedofili ve Sübyancılık…

Çocuklarımızı internet, pedofili ve cinsel suistimalden korumak için bilmemiz gerekenler!

Esasen sübyancılık eski Mısır’dan Eski Atina’ya, Asya’dan, Ortadoğu’ya, Osmanlı Sarayı’na kadar uzanan bir durum.

Esasen sübyancılık eski Mısır’dan Eski Atina’ya, Asya’dan, Ortadoğu’ya, Osmanlı Sarayı’na kadar uzanan bir durum. Araştırıldığında Mısır’da Hristiyan erkek çocukların köle olarak satılıp fuhuş yaptırıldığı kanaatleri mevcut. Eski Roma’da cinsel istismarlar köle kadınlardan başlayıp, köle kız ve erkek çocuklar üzerinde de sürdürülmüştür.  Eski Roma’da üst ve özgür tabakada kızlar ve erkekler karışık eğitim görseler bile, okul içinde erkek öğretmenden başka erkek bulunmaz ve çocukları okula götüren erkek köleler ise hadım edilirdi.

Hristiyanlık’ta ise cinsel ilişkinin yasak olduğu kilisede maalesef sübyancılığın ve çocuklara olan tecavüzün bolca olduğu tarihsel yazıları okumakla birlikte, günümüzde de hala devam eden bir çok vakayı görüyoruz. Vatikan ise rahiplerinin aslında çocuk taciz ve istismarlarını yüzyıllarca saklamış bir kurum.

Prof. Dr. Ayhan Songar ise “Seksüel Patoloji” adlı kitabında Osmanlı’daki “iç oğlanı” kurumunu anlatırken saraya mal olmuş bu kurumsal yapı için Sakız Adası’nda iç oğlan yetiştiren ailelerin varlığından bahseder, hatta haremi sadece çocuk sahibi olmak adına kurulmuş olmasından da.

Prof. Dr. Ayhan Songar ise “Seksüel Patoloji” adlı kitabında Osmanlı’daki “iç oğlanı” kurumunu anlatırken saraya mal olmuş bu kurumsal yapı için Sakız Adası’nda iç oğlan yetiştiren ailelerin varlığından bahseder, hatta ‘Harem’in sadece çocuk sahibi olmak adına kurulmuş olmasından da. Kazıklı Voyvoda’yı hepimiz biliriz. II. Murat’ın en yakın arkadaşı olmak bir yana, onun iç oğlanı olarak yıllarca hizmet verdiğini de tarihsel bir çok kitapta yazar.

Sübyancılığı, ensesti mitlerden, mitoslardan okuyabiliriz. Bununla birlikte, anaerkil düzenden ataerkile geçişte özellikle “kölelik” sistemi üzerinden ensestin ve sübyancılığın varlığını sürdürdüğünü, normalleştirdiğini görmek mümkün.

Çocuk ve Fuhuş

BBC bir belgeselde, Afganistan’da olan bir gelenekten, kadın giysileri giyerek zenne olarak oynatılan erkek çocuklardan bahsediyor. Davetlerde zennelik yapan bu yoksul, yetim ailelerin erkek çocuklarının ise cinsel ilişkilere çok küçük yaşta zorlandığı, büyük acılar çekmelerine rağmen, zengin olan insanlarla (erkeklerle) birlikte olduklarını ve bu sayede para kazandıklarını anlatıyor bu belgesel

Çocuk fuhuşu ciddi bir rant kapısı, sektör haline gelmiş.

Unicef 120 milyon çocuğun fuhuşa sürüklendiğini iletirken, dünya gerçekten nasıl bir acı içinde kıvranıyor! Çocuk seks turizimi diye okuduğumuz bir gerçeği görmezden gelemeyiz, Tayland’da, Asya ülkelerinde yaygın olan çocuk seks turizmi aleni şekilde yapılmakta, çocuklar kazanç kapısı görülmekte ve başka çıkar yol bırakılmamaktadır.

Çocuk köleliği ve fuhuşu mafyanın elinde olan Sri Lanka örneği gibi, Filipinler, Taywan, Hindistan, Nepal, örneği gibi. Kaybolan çocuklar, seks kölesi olarak çalıştırılan çocuklar, savaşlarda satılan çocuklar, IŞID örneğinde olduğu gibi, köle pazarlarında satılanlar, defalarca tecavüze uğrayanlar

Çocuk köleliği ve fuhuşu mafyanın elinde olan Sri Lanka örneği gibi, Filipinler, Tayvan, Hindistan, Nepal, örneği gibi. Kaybolan çocuklar, seks kölesi olarak çalıştırılan çocuklar, savaşlarda satılan çocuklar, IŞID örneğinde olduğu gibi, köle pazarlarında satılanlar, defalarca tecavüze uğrayanlar...Aslında her şey iç içe.. Bunca hastalıklı giden çağımızda, sadece pedofililiği bir köşeye ayırıp hastalık, geri kalanını ise başka sosyal öğelerle, olgularla anlatmak bence çok tuhaf. Çünkü insanlığın utanması gereken ciddi anlamda birbirine bağlı halkalar zinciri bu.

Tüm dünyaya baktığımızda çocuk istismarı dediğimiz durumun yüzdesi %15-40 arası değişim gösteriyor.

Çocuk İstismarı ve İnternet

Tüm dünyaya baktığımızda çocuk istismarı dediğimiz durumun yüzdesi %15-40 arası değişim gösteriyor. İnternet üzerinden bu kişilerin çocuklarla arkadaşlık kurup ilişki kurmaya çalışması da son dönemde pedofillerin sıkça kullandığı bir yöntem. Pedofililer ve sübyancılar internet kanalıyla çocuklara daha kolay ulaşıyorlar. Çocuğun en çok istismar edildiği internetin ve sosyal medyanın hayatımızın en temel yerine oturduğu şu dönemde, “çocuk pornografisi”nin internet yoluyla iyice yaygınlaştığını da biliyoruz.

ABD’de günde 20 bin dolayında çocuk pornografisinin internete servis edildiği saptanmış

ABD’de günde 20 bin dolayında çocuk pornografisinin internete servis edildiği saptanmış. Dünya genelinde ise ele geçirilen pornografik dökümanların %40’dan fazlası çocuk pornografisi. Ülkemize baktığımızda ise pornografiye yeterince denetim ve müdahalenin olmadığını görmekteyiz.

Bununla birlikte ergenlik çağında dahi olmayan çocukların abartılı makyaj ve cinsel öğeler dolu kıyafetlerle görsel alanda ve moda dünyasında kullanılmasına son dönemde tanık olmaktayız. Bu da sübyancılığı, çocuk istismarını ve hatta pedofilinin normalleşmesine, kollektif bilinçaltına yerleştirilmesine neden oluyor diyebiliriz.

193 ülke tarafından onaylanmıştır. Eğitim, sağlık, yaşama, barınma, fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı koruma gibi hakların tanımlandığı evrensel bir anlaşmadır. Çocuklar bu hakları çercevesinde toplum içinde en korunaklı ve sağlıklı şekilde yetişme hakkına sahiptir.

Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi

193 ülke tarafından onaylanmıştır. Eğitim, sağlık, yaşama, barınma, fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı koruma gibi hakların tanımlandığı evrensel bir anlaşmadır. Çocuklar bu hakları çerçevesinde toplum içinde en korunaklı ve sağlıklı şekilde yetişme hakkına sahiptir.

Bu 193 ülke bu bildirgeyi kabul etse de, maalesef göstermelik kalmıştır. Kimi durumlarda ciddi cezalar alabilirler. Bu da vicdanları rahatlatma, biraz nefes aldırma çabası gibi. Ama yetersizlikler, tanıksızlık, kanıtlayamama durumu, bahsettiğimiz gibi iç içe geçen, kültürel-ekonomik bir sistem içinde ahlaksal boyutu da katarak görünmez olan açığa çıkamayan ve hatta tartışılamayan, benimsenen bir pozisyondadır.

Peki çocuklar nasıl korunacak

Çocuklar Nasıl Korunacak?

Çocuklar istismara Uğradıklarını Anlatamayabilirler

Cinsel istismara uğrayan çocuklarda bazen belirgin korku, yersiz tepkiler, içe kapanıklık oluşabilir. Bu yönlü bakıldığında genellikle istismarcının çocuğa en yakın olan kişiler olduğu düşünülür, aile içinde meydana geldiği gibi, komşu, öğretmen vs. de olabilmekte.

Uzmanlar, en iyi başlıca yöntemin iletişim olduğunu, çocuğa çekinmeden anlatabilme güvenini vermek gerektiğini vurguluyorlar. Çocuğun gideceği yerlere dikkat edilmesi ve evde çalışan kişileri  işe alırken ciddi şekilde araştırılmasını, çocuğa evin adresi, acil durumlarda ulaşabileceği numaraların, kaybolduğunda yapması gerekenlerin öğretilmesi vb. bilgilerin verilmesini baş koşul olarak görüyorlar.

Çocuklar istismara uğradıklarını anlatamayabilirler. Çünkü; anlatamayacak, ifade edemiyecek kadar küçük olabilirler, tehdit aldıkları için korkudan anlatamayabilirler, cinsel istismar sırasında yoğun ilgi ve sevgi görmüş olup kafaları karışabilir, kimsenin kendilerine de inanmayacaklarını sanabilirler, kendilerini suçlayabilirler, istismarın kendilerine ceza olarak verildiğini düşünürler, başkalarınında inanmayıp kendisini suçlayabileceğini düşünürler ve durumdan utanabilirler.

Çocuklar istismara uğradıklarını anlatamayabilirler. Çünkü; anlatamayacak, ifade edemeyecek kadar küçük olabilirler, tehdit aldıkları için korkudan anlatamayabilirler, cinsel istismar sırasında yoğun ilgi ve sevgi görmüş olup kafaları karışabilir, kimsenin kendilerine de inanmayacaklarını sanabilirler, kendilerini suçlayabilirler, istismarın kendilerine ceza olarak verildiğini düşünürler, başkalarının da inanmayıp kendisini suçlayabileceğini düşünürler ve durumdan utanabilirler. Anlattıklarında tekrar, daha yoğun, korkunç ceza alabileceklerini de düşünebilirler. Sevdikleri için bir sorun çıkmasından da korkabilirler.

Çocuğu istismar edenler de, çocukların hayal dünyasının genişliği gibi savunmalar görünür genelde ama bilin ki çocuklar yalan söylemezler bu konuda. Çocuklar maruz kaldıkları bu olayı asla unutmazlar ve fiziksel psikolojik olarak ciddi şekilde zarar görürler. Psikolojik destek almazsa, erkek mağdurun geleceğin istismarcısı da olabilir diyor psikologlar. Bu olayların olduğu yerler genellikle ev, okul ve okul ev arası yakın çevreler olduğu tespit edilmiş. Olayların çoğunda 20-40 yaş arasında olduğu ve mağdur tarafından tanınan biri olduğu görülmüş.

 

Çocukken istismar edilen bireylerde, alkol ve madde bağımlılığına yatkınlık ve depresyon gibi psikolojik sorunlar gözlenmektedir.

Bunun dışında; çocuğunuzun kimlerle vakit geçirdiğine dikkat edin, çevrenizde çocuğunuzla çok ilgilenen komşu varsa biraz bilgi toplayın. Çocuğunuzun, internete giriş çıkışlarına bakın, her zaman için yakındaki kişilere karşı dikkatli olun, çocuğunuzla iletişim bozukluğu yaşıyorsanız, mutlaka profesyonel destek alın.

Aslında erkek egemen dayatma pedofili ile sübyancılığın arasına çizgi koysa da çizgiyi nerdeyse yok etmeye başlayan, şiddetini yaygınlaştıran, normalleştiren, bir çelişki görüyoruz. Bazıları hasta olduğunu iletip, çocuk istismarının hatlarını karıştırmaya çalışmaktadırlar. Sonuçta çocuğa yönelen her türlü cinsel şiddet, insan oluşumuza sürülen kara bir lekedir.

Tüm insanlığın, çocuklarımızın en sağlıklı ve mutlu şekilde büyümesi dileğimizle…

Tüm insanlığın, çocuklarımızın en sağlıklı ve mutlu şekilde büyümesi dileğimizle…

 

Deniz Şimşek
Editor
"Hayat dar alanda trajedi, geniş alanda komedidir"

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol