Herşeyden Önce Beden Dilimiz 'Dans' vardı!

Herşeyden Önce Beden Dilimiz Dans vardı!

Tüm vücudun bir müzik ritmi eşliğinde estetikle çalıştırıldığı spor, gösteri, sanat şeklidir dans. Dansın tarihi demek insanlığın tarihi demektir. Bildiğimiz tarih öncesi zamanlarda da insanlar o zaman ki nedenlerle dans etmişler, iletişimi dansla kurmuşlar.

 

Mağara duvarlarına yapılan resimler incelendiğinde insanlar konuşmadan önce dans ettikleri anlaşılıyor.

Mağara duvarlarına yapılan resimler incelendiğinde insanlar konuşmadan önce dans ettikleri anlaşılıyor. Karnı acıktığında midesine götürüyordu elini, sevindiğinde zıplıyor, üzüldüğünde hüzünlü hıçkırıklar içinde belki elleri ile dövünüyordu. Yani sözden, tarihten, yazıdan önce insanın kendisini hikayeleştirdiği, bedeni ile kendini anlattığı dil olmuştur.

 

İnsanlığın İlk İletişimi Dans!

 

İnsanlığın İlk İletişimi Dans

 

Duyguları anlatma şeklidir dans ya da bir şekilde tekrarlayarak, doğada, yaşam alanında var olan şeyi betimlemek, hikayeleştirmektir biraz da. Doğa ile bütünleşiktir. Eski çağlarda iletişimi sağlayan şey o zamanki danstı. İnsan toplumsallaştıkça dans da evrimleşti. Hastalıkları kovmak, kötü ruhları uzaklaştırmak için dans etti insan ve zamanla bunlar büyü ve dini törenlerde adet halini aldı. Ortak yaşamda çok önemli bir yere sahip oldu, ritim ve hareketlere kurallar ve düzen geldi. Bu geleneğe çalgılar eşlik ederken zamanla da sanata, müziğe, eğlenceye doğru dalgalarını genişletti. Üst paleotik dönemde avladıkları hayvanların derilerini ağaç dalları arasına gererek davulu yarattı, kemiklere delikler açtığında üflemeli çalgıları buldu. İnsan doğanın içinde mücadele veriyordu, yaşadığı alandaki tüm sesleri ve doğanın hareketlerini tanıyordu, onları da taklit ediyordu anlatırken, bütün bunları da melodi ve dans olarak yarattı ve bu ritüelleri kuşaktan kuşağa dansla aktardılar.

 

Yerleşik topluma geçildiğinde dans ilk defa Eski Mısır’da karşımıza çıkar.

Yerleşik topluma geçildiğinde dans ilk defa Eski Mısır’da karşımıza çıkar.

Eski Mısır’da Dans

 

Yerleşik topluma geçildiğinde dans ilk defa Eski Mısır’da karşımıza çıkar. Avcıların avlarını bulmak üzere yaptıkları bazı ritüellerden oluşuyordu dansları. Mısır Tanrıları için dans edilerek törenler yapılırdı. Tapınma ritüeli olan dans, zamanla meslek halini aldı.

Gezici dans toplulukları Mısır’da Teb ve İskenderiye’de meydanlarda insanları eğlendiriyorlardı. Bu gösterilere flüt ve arp eşlik ediyordu, maskeler ve kostümlerde giyiyorlardı.

Gezici dans toplulukları Mısır’da Teb ve İskenderiye’de meydanlarda insanları eğlendiriyorlardı. Bu gösterilere flüt ve arp eşlik ediyordu, maskeler ve kostümler de giyiyorlardı.

 

Müzik ve şiir denince akla eski Yunan gelir, tabi önce var olan dansla gelişti şiir ve müzik. Dans etmek kişinin sağlığını ve eğitimi için gereklidir der eski Yunanlılar.

Eski Yunan’da Dans

 

Müzik ve şiir denince akla eski Yunan gelir, tabi önce var olan dansla gelişti şiir ve müzik. Dans etmek kişinin sağlığını ve eğitimi için gereklidir der eski Yunanlılar.

Platon, dansın toplumda ve toplumsal yaşantıda önemli bir yere sahip olması gerektiğini düşünürdü ve insanı soylulaştıracağı fikrinide öne sürmüştür

Platon, dansın toplumda ve toplumsal yaşantıda önemli bir yere sahip olması gerektiğini düşünürdü ve insanı soylulaştıracağı fikrini de öne sürmüştü. Ve dans tiyatro eğitiminin de bir parçası olurken, bağımsız bir sanat dalı olarak da görülmüştür.

Ve dans tiyatro eğitimininde bir parçası olurken, bağımsız bir sanat dalı olarak da görülmüştür.

Eski Roma’nın Dansla Tanışması

 

Eski Yunan’da 200’ü aşkın dans formu bulunuyordu. Roma İmparatorluğu’nda veba salgını olduğunda Yunanlı dansçıları halkı neşelendirmek üzere davet etmişlerdi ve Roma ilk o zaman dansla tanıştı. Sonrasının da Eski Yunan’ın egemenliğine girince dans baş tacı oldu Roma’da.

 

Romalılar zamanla Pandomimi oluşturdular, dansla birlikte daha çok yoğunlaştıkları drama sanatını geliştirdiler.

 

Romalılar zamanla Pandomimi oluşturdular, dansla birlikte daha çok yoğunlaştıkları drama sanatını geliştirdiler. Kordaks-klasik Yunan Komedyası dansı, sikianis, emmeleia gibi tiyatro dansları yanında, Roma’da da anlatımcı sahne gösterileri türünde danslar popülerdi.

 

Halk danslarından önce, M.Ö 300’lü yıllarda belli ırk yada ülkeye özgü etnik danslarda üretilmişti.

 

Halk danslarından önce, M.Ö 300’lü yıllarda belli ırk yada ülkeye özgü etnik danslarda üretilmişti. Orta çağda da dans gelişirken, asiller için İspanya’da aristokrat dansı görüyoruz ama İtalya ve Fransa da folklorik dans özellikleri ortaya çıktı, dans türlerinin çoğu da zaten kırsal kökenlidir.

 

Dansın önemli bir dönüm noktası ise Bale’dir.

 

Bale

 

Dansın önemli bir dönüm noktası ise Bale’dir. Bale ilk olarak Rönesans’ta temelleri atılan dans çeşididir ve menşei İtalya diyebiliriz. Mim Sanatı, Roma’da çok etkindi, aslında mim sanatının içindeki dans, balenin yaratıcısı olmuş olabilir. 1670’lerde Fransız Kralı 14. Louis tarafından saray eğlencelerinde görevlendirilen dansçılar balenin ilk temellerini atmışlardır.

 

Opera ile birlikte sunulan bale, operadan ayrılarak kurulan Kraliyet Dans Akademisi ile daha da kusursuz olmak adına bir başlangıç yaptı

 

Opera ile birlikte sunulan bale, operadan ayrılarak kurulan Kraliyet Dans Akademisi ile daha da kusursuz olmak adına bir başlangıç yaptı ve bale hızla yayıldı. Soylular arasında kadın ve erkeklerin karşılıklı oynadıkları dans, Rönesans’tan sonra yayılarak, vals ve kadril gibi dans türlerini de ortaya çıkardı.

 

Polka, Mazurka gibi danslar 18. yüzyılda, tango, çarliston, rumba, swving, çaça gibi danslar ise 19.yüzyıldada oynanıyordu.

 

Polka, Mazurka gibi danslar 18. yüzyılda, tango, çarliston, rumba, çaça gibi danslar ise 19. yüzyılda da oynanıyordu.

 

Polka, Mazurka gibi danslar 18. yüzyılda, tango, çarliston, rumba, çaça gibi danslar ise 19. yüzyılda da oynanıyordu.Polka, Mazurka gibi danslar 18. yüzyılda, tango, çarliston, rumba, çaça gibi danslar ise 19. yüzyılda da oynanıyordu.

 

İsadora Duncan (1877-1927) gibi danscılar  bale gibi kurallara bağlı akademik biçimi redederek, modernist bir anlayışla baleye alternatif geliştirerek modern dansı oluşturmaya başladılar.

 

Orta Asya, Mezopotamya ve Akdeniz’deki kültürlerinden beslenen Anadolu da ise dans Şamanizimden, büyü kavramlarından etkilenerek doğmuştur. İslamiyetin yayılışı halk danslarını da etkilemiştir.

 

Anadolu’da Dans

 

Orta Asya, Mezopotamya ve Akdeniz’deki kültürlerinden beslenen Anadolu da ise dans Şamanizimden, büyü kavramlarından etkilenerek doğmuştur. İslamiyetin yayılışı halk danslarını da etkilemiştir.

 

Osmanlı'da dansOsmanlı'da dans

1500’lü yıllarda Osmanlı’ya batının ilgisi çoğalırken, Osmanı içinde de oryantalist dans hüküm sürmüştür. Islamiyetle köy danslarındaki kadın erkek birlikteliğine sınırlama gelmiştir. Fakat Osmanlı sarayında köçekler, cariyeler, çengiler tarafından dans icra edilmiştir.

1500’lü yıllarda Osmanlı’ya batının ilgisi çoğalırken, Osmanlı içinde de oryantalist dans hüküm sürmüştür. Islamiyetle köy danslarındaki kadın erkek birlikteliğine sınırlama gelmiştir. Fakat Osmanlı sarayında köçekler, cariyeler, çengiler tarafından dans icra edilmiştir.

Dinsel danslar tekkelerde gelişmiş, kentlerde ise klasik danslar, (köçekce, çiftetelli gibi) halk dansları ise yöresel karakteristik tarzıyla (zeybek, bar, halay, kaşık oyunu, horon, hora vb) ortaya çıkmıştır.

Dinsel danslar tekkelerde gelişmiş, kentlerde ise klasik danslar, (köçekce, çiftetelli gibi) halk dansları ise yöresel karakteristik tarzıyla (zeybek, bar, halay, kaşık oyunu, horon, hora vb) ortaya çıkmıştır.

 

Cumhuriyet döneminde Anadolu folkloru üzerine çalışmalar yapılmistır. Zeybek “milli değerler” kapsamında alınarak, Avrupa’ya karşı ilk milli dansımız olmuştur.

 

Cumhuriyet döneminde Anadolu folkloru üzerine çalışmalar yapılmıştır. Zeybek “milli değerler” kapsamında alınarak, Avrupa’ya karşı ilk milli dansımız olmuştur. Klasik baleye 1948’de tanışan ülke, 1961’de ilk müzikallerini yapmıştır. Şimdilerde artık, dans eğitimlerinin verildiği özel ya da devlete ait okulları da görmekteyiz.

 

” Modern kültür dans etme arzusunu bilinç dışına itip, doğasından koparıp, karanlığa, bodrumlara indirdi, topluma aykırı birşeymiş gibi davranıldı dansa.”

 

Ünlü bir Fransız dansçı şöyle der,” Modern kültür dans etme arzusunu bilinç dışına itip, doğasından koparıp, karanlığa, bodrumlara indirdi, topluma aykırı bir şeymiş gibi davranıldı dansa.”

Şimdi etnik danslar yanında evrenselleşen danslar var, müzikle eşleşik büyüyen, gelişen danslar var.

Dans içimizde, her yerde, doğamızda ve yaşadığımız her alanda kendimizi ifade edebileceğimiz yaygın sanatların en güzeli!..

 

Öyleyse hadi şimdi Dansa!

 

Deniz Şimşek
Editor
"Hayat dar alanda trajedi, geniş alanda komedidir"

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol