Yaşam haklarını yok ettiğimiz köpeklere adanmış bir yazı!

Beyaz Diş’ten günümüz köpeklerine…

eskisiyleyenisiyle köpekler

 Jack Landon’ın unutulmaz eseri “Beyaz Diş”. Mağrur ve gururlu ve bir o kadar karakterli bir kurt ve insanla, insanın yarattığı uygarlık denen vahşetin yanında, vahşi denen doğayla olan ilişkisi. Okuduk hepimiz diye umut ediyorum bu şahaseri.

eskisiyleyenisiyle köpekler

Aslında bir düşünün sokakta gördüğünüz köpeklerle olan iletişimimiz nasıl? Bir mahallede otuyorsanız mutlak sokak köpekleri ile çocukluğunuzdan itibaren gelişen bir arkadaşlığınız vardır, değilse belki şansınıza aileniz evde bir köpek besliyordur. Ama yolda yürürken bir sokak köpeği yaklaştığında hiç birşey yokken nasılda korkan ve sanki canavar görmüş gibi etrafından uzaklaşmaya çalışan insanları görünce, ben asıl ürperiyorum.

eskisiyleyenisiyle kopekler

Benim için sokak köpekleri ile muhabbet etmek, yanıma yaklaşan bir köpek olursa onun varlığını herhangi bir insandan daha fazla kabul gören sevecenlikle bakarak, ilk onun vereceği tepkiye göre sesli yada sessiz iletişim kurmak doğal bir tutum. Yürüyüşe çıktığımda yarım saat benle yürüyen sokak köpeğini en son atlatmak için 5 dakkikadan fazla uğraşmışlığımda var. Ama keyifle sohbet ederek yürüdüğümüzü de iletmeliyim. Çocukluğumda bahçeli evimizde, asla evimize girmeyen ama bahçemizde dolaşan, yemeğini yiyip bizi 150 metre uzaktaki okula sabahları götüren, çıkışta karşılayıp tekrar eve bırakan bir “Bobi” miz oldu. Bir yaz tatili dönüşünde Bobi’yi bulamadık, sonra öğrendik ki belediye köpekleri hep zehirlemiş. Günlerce ağladık kardeşlerimle.

eskisiyleyenisiyle köpek cesar milan

National Geographic Channel’da program yapan Cesar Millan’ı bilirsiniz belki, köpeklere fısıldayan adamdır o. Evcil, evde bakılan köpeklerin “rehabilitasyon”unu sağlayan, köpekleri, karakterlerini tanıyan ve köpeklerin sahiplerine köpeklere nasıl davranmaları gerektiğini anlatan adam. İlgiyle izlerdim ama aklımda hep şu soru, ”sahip biziz, köle onlar mı?” Dilimize ne güzelde yapışmış değil mi bu sahiplik durumu.

eskisiyleyenisiyle köpekler

Oysa kendimizi bildiğimiz bileli, insan olduğumuz olalı hatta, köpeklerle hep bir birlikteliğimiz var, kendiliğinden evcildir sanki köpek, birlikte yaşama adabte olur kısa sürede. 400 den fazla ırkı var köpeğin günümüzde ve “sahibi” zannettiğimiz dünyayı istale ederken, varolan tüm canlıları da köleleştirme huyumuzdan vazgeçmedik.

eskisiyleyenisiyle kopekler dostluk

Köpekler, eskilerde bulunduğumuz bölgenin koruyucusu olmuş, av partneri yapmışız, arkadaşımız olmuş, sonra özellikle engelli insanların yaşamı kolaylaştıran arkadaşı olmuş, çocuklarımızın oyun arkadaşı olmuş, deneylerde kullanılmış (“Pavlov deneyi”), çobanlık yaptırmışız, polis yapmışız köpeği, uyuşturucu bulan birimlerde ona güvenmişiz, arama kurtarmada nasıl da yetkin çalıştırıyoruz, yetmedi; genetikleri ile oynayıp evlerde beslenecek süs köpekleri türlerini de oluşturmuşuz.

eskisiyleyenisiyle kopekler antik caglarda kopekler

Antik Çağda Köpekler

İlk çağlara baktığımızda Antik Mısır’da köpek başlı insan figürleri görürüz. Kutsal hayvandır köpek orda. Anubus bunun ismi ve ruhları yaşamdan ölüm tarafına taşıyor. Eski Yunan’da ve Hristiyanlık’ta ise leş yiyici özelliği diye tanımlar ve sevilmezler ama Kuran’da köpek için herhangi şekilde karşı bir duruş yok, gerçi genelde hayvanlarla ilgilenmiyor diyebiliriz. Köpek etinin bazı ülkelerde yendiğini hepimiz biliyoruz, ama neyseki artık oralarda da buna dair protestolar geliştiğini biliyoruz, umarız en kısa sürede yasaklanır bu.

eskisiyleyenisiyle köpekler

Koku alma mekanizmaları çok gelişkin olan köpeklerin, gözleri o kadar gelişkin olmasa da karanlıkta bir insandan çok daha iyi görürler ama kuvvetli ışığa duyalıdırlar. Renk algılaması zayıf da olsa, bize göre daha geniş bir açı ile dünyayı görüp algılar köpekler.

eskisiyleyenisiyle kopekler

Köpeklerin kör ve sağır doğduğunu biliyor muydunuz?


Evet, köpekler ilk doğduklarında, tamamen kör, sağır ve anneye bağımlıdır, ancak 10-15 gün sonra gözleri ve kulakları işlevselleşmeye başlar. 7-12 hafta arasında köpekler insanlarla artık iletişim kuran ve evcilleşen döneme girer.

eskisiyleyenisiyle kopekler

2016 ekim ve 2017 mart ayları içinde istanbul'da bir sergi vardı, kaçınız duydu bilmiyorum.

eskisiyleyenisiyle kopekler

Dört Ayaklı Belediye: İstanbul Araştımaları Enstitusü, İstanbul’un tarihsel sürecinde, toplumsal hayatta köpekler nasıldı diye araştırmış ve sergi açmış bulduğu resim ve fotoğraflarla, seyahatname ve kartpostlarla.

eskisiyleyenisiyle köpekler

1910 öncesi İstanbul’lu aslında köpeklerle yaşamaya alışkın. Mahalle güvenliğini sağlarken köpekler, çöpleri bile toplarmış. Ama ah şu nankör medeniyet, Fransa ve Avrupa’da köpekler güya hastalık üretiyor diye yok edilince, bu özenti Osmanlıya’da nakşoluyor. Fransa’da, Avrupa’da nerdeyse 150 yıldır sokak köpeği yok, 1845’lerden sonra sokaklardan köpekler temizleniyor, köpeğe evini açıp sahip çıkanlar, o köpekleri  kurtarmış oluyor ve gerisi öldürülüyor.

eskisiyleyenisiyle kopekler

Köpek Katliamı

Osmanlı’da sokaklarda rahatça gezerken köpekler, 1910 yılından sonra Jön Türkler, Fransa’da ki temizlik katlimanına özenip, kazıyalım şunların kökünü diyorlar. Önce yavru köpekler öldürülür ve 30 bin köpek toplanıp, Silivri adaya bırakılır,30 bin köpek yanlış duymadınız. Katliam gibi. Sonrası daha feci; köpekler aç susuz, birbirlerini parçalarayarak yok olur orda. Dehşet filmi gibi. Ama bu katliam bile yeterli gelmez İstanbul’da köpek kökünün kazınmasına. Kalanlar ürer ve çoğalır kısa zamanda bin şükür.

Türkiye, Evrensel Hayvan Hakları Beyannamesi’ne imza atan ülkelerden biri. Bu hayvanların toplu zehirlenmesi de aslında bu beyannameye aykırı bir durum. Avrupa’da, Amerika’da hayvanlar başı boş dolaşamazlar ama ülkemizde buna dair bir yasa yok, fakat hayvanların korunmasına yönelik yasa olsa da doğru düzgün uygulanmadığı  için korunamıyor sokaktaki hayvanlar. Oysa yaşadığımız alan sadece bizim değil, biz paylaşıyoruz. Hayvanla bitki arasında ve bizim aramızda bir fark yok, ağaç kesilerken nasıl kızıyorsak, bir insan öldürülürken nasıl buna ceza veriyorsak, hayvan içinde en az bu kadar saygılı ve gelişkin olmalıyız. Çünkü hep beraber yaşıyoruz ve biz bu dünyanın sahibi değiliz, ortağız.


eskisiyleyenisiyle kopekler

Çocukluğumun en güzel zamanlarının anısı “Bobi” ; Onun, beslediğimiz bahçe kedilerimize biz kadar severek yaklaştığını gördüm. Bizi herşeyden çok sevdiğini, nasıl koruduğunu ve bize yaklaşırken nasıl uysal ve sevgi dolu olduğunu gördüm. Bahçede benimle oynarken, sohbet ederken gözlerine aşıktım onun. Ve onu, öldürülen, katledilen, aşağılanan, işkence edilen tüm hayvanlara insan adına özür borçumuzdan çok fazlasını hissederek, bu yazıyı çocukluğumun aşkı Bobi’ye ithaf ettim. Sana hala aşığım sevgili güzel “bobimiz”…

Deniz Şimşek
Editor
"Hayat dar alanda trajedi, geniş alanda komedidir"

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol