Savaşın Bir Diğer Karanlık Yüzü Ishii'nin İnsan Deneyleri

1892 ile 1959 yılları arasında yaşayan Shiro Ishii, Çin-Japonya Savaşının en acımasız insanlarından birisi olarak bilinmektedir. İnsanlar üzerinde yaptığı deneyler ile insanlık tarihinde kara bir leke olan Shiro Ishii aslında bir mikrobiyologdur.


shiro ishi

Shiro Ishii, Tıp eğitimini Kyoto İmparatorluk Üniversitesinde tamamladıktan sonra, 1922 yılında Japon Ordu Hastanesine atanmıştır. Bu süreçte yaptığı 2 yıllık seyahat onun tarihte kara bir leke olmasında büyük katkı sağlamıştır. Seyahatleri sırasında 1. Dünya Savaşı’nda kullanılan biyolojik ve kimyasal savaş gelişmeleri hakkında detaylı bir araştırma yapmıştır. Bu sayede 1932 yılında Japon ordusunun biyolojik savaş bölümüne giren Shiro Ishii, gizli tutulan bir esir kampında biyolojik savaş tekniklerinin ne kadar etkili olduğunu insanlar üzerinde deneyerek ölçmeye çalışıyordu.

Shiro Ishii'ye tüm yetkiler verildi:

1936 yılına gelindiğinde esir kampından kaçmayı başarabilen birkaç kişinin kamuoyuna burada işkencelerin yapıldığını söylemesi üzerine esir kampı kapatıldı. Fakat Shiro Ishii ve Japon ordusu bunlardan vazgeçecek gibi değildi. Yeni bir merkez kuruldu ve adına da '731. Birim' denildi. Fakat dışarıdan bakan birisi burayı su arıtma tesisi olarak biliyordu. 731. Birimin başına getirilen Shiro Ishii’ye tüm yetkiler verildi. Burada yapılan işkenceler, görüp görülebilecek en acımasız işkencelerdi.

shiro ishi deneyleri japon cin savasi

 

Shiro'nun insanlık dışı deneyleri:

400 kişilik esir kampında sadece Çinliler yoktu, Shiro Ishii, genetik farklılıkların araştırmalarda önemli bir yerinin olduğunu söylüyordu. Bu yüzden hamile kadınlardan tutun çocuklara kadar, birçok farklı kesimden insan bulunuyordu. Yapılan deneyler arasında, kesilen vücut bölümlerinin ne kadar sürede çürüdüğünün ölçülmesi, vurulan bir kişinin tedavisi geliştirmek için karnından vurulan tutsaklar bulunuyordu. Bunlarla sınırlı kalmayan deneylerden daha acımasızları da vardı. Uyuşturulmadan kesilen kol ve bacaklar, deneğin kanına deniz suyu enjekte edilmesi, organların bir kısmının kesilip, kalan kısmıyla ne kadar yaşayabildiğini ölçme, midesi çıkarılıp yemek borusuyla bağırsağı birleştirilen bir insanın yaşayıp yaşayamayacağı, ölümcül düzeyde ultraviyole ışınlarına maruz bırakma, zehirli gazların olduğu odalara hapsedilme ve insana hayvan kanı enjekte etme gibi birbirinden acımasız deneyler yapılıyordu. 1980’li yıllara kadar gizli kalan bu deneyler, 1959 yılında ölen Shiro Ishii için bir anlam ifade etmiyordu. Çünkü artık hayatı son bulmuş ve yaptığı deneylerle İkinci Dünya Savaşı'nda birçok masumun canına kıymıştı.

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol