Nietzsche…Yüzyılların PUTLARINI YIKAN ADAM!

Bilinen bilinmeyen, anlaşılan, anlaşılmayan yönlerine bakış!

eskisiyleyenisiyle nietzshcenin bilinmeyenleri

“Ey insanlık, şimdiye kadar yaşamı sorgulamak adına ne varsa, hepsini unutun!” diye seslendi yalnız adam 19.yy’dan insanlığa!

Nietzsche ve felsefesi üzerine yazılan yığınlarca satır ve yüzlerce kitap mevcut, onu anlama çabası günümüzde de hala devam etmekte. Putları yıkan, “Tanrı öldü” diyen ve “üst insan” dan bahseden Nietzsche, özgür bir ruhtu.

eskisiyleyenisiyle nietzsche bilinmeyenleri

Pos bıyıkları ne kadar ihtişamlı ise, bir o kadarda bedeni ufak tefekti Friedrich Nietzsche’nin. Süreklilik halinde mide ve başağrıları çeken bu sancılı adamın gözleri de ileri derecede miyoptu ve çağında ve sonrasında yüzyılların anlaşılmayan cesur  filozufu olacaktı.

Brecht, Sartre, Picosso, Rilke, Shaw, Malraux, Mann, Jung, Freud, Hesse, Foucault, Joyse, Camus, Heidegger ve daha pek çokları ondan etkilenmiştir, yada onu anlamadan, yorumlamadan hayatlarına devam etmemişlerdir. Dahi mi? Zır deli mi? ama hala anlama savaşındayız onu…

“Kaderimi biliyorum, bir gün adım çok korkunç bir şeyin hatırası ile anılacak, bu dünya da eşi olmayan bir krizle. Dünyada insanlığın elde ettiği inanılan ne varsa, vicdanla çatışmasını yaşayacak bir kriz. Kabul ettiğiniz idealleri anlayabiliyorum, insanın ne olduğunu görebiliyorum. İnsanca pek insanca…”

eskisiyleyenisiyle nietzschenin bilinmeyenleri

Yalnız adam Nietzsche…


19yy.’dan bugüne hala tartışılan, yanlış anlaşılan yada anlaşılamayan ama günümüzde de en büyük filozoflardan biri olarak felsefeyi de dünyaya sevdiren postmodern filozof Nietzsche, hem şair, besteci, filolog ve sanat eleştirmeni olarak da tarihteki yerini aldı.

15 Ekim 1884 yılında Prusya’da doğdu, Alman vatandaşıydı. Babası ise  Lutterci bir papazdı, üstelik büyük babası ve onun babası da din adamıydı, aile geleneği gibiydi bu.

eskisiyleyenisiyle nietzschenin bilinmeyenleri

Çocukluğunda çok çalışkandı ve dindardı Nietzsche. Gençlik yıllarının başında da babası gibi Lutterci bir papaz olmayı istiyordu. Ama bu çok kısa zamanda değişmiş ve 20 yaşında girdiği üniversitede teoloji ve filoloji okurken, 1 sene sonra teoloji okumayı bırakmıştır, hristiyanlığı red etmiştir.

eskisiyleyenisiyle nietzsche schoupenhauer kitaplari ile tanismasi

Nietzsche felsefesinin kırılma noktası

1865’te kötümserliğin babası Arthur Schopenhour‘ın kitapları ile tanışır. “Yaşama iradesine direnmek ve isteklerimizi en aza indirmek tek kurtuluş yoludur” diyen Schopenhour için uzun süre benim filozofum diyecektir.  Fakat sonrasında Schopenhour’un tersine felsefesini dünyanın bütün kötülükleriyle ve irrasyonelliğine rağmen, dünyaya boyun eğmek değil onu yenmek üzerine temellendirecektir.

1869’da Basel Üniversitesi’nde daha 24 yaşında iken Klasik Filoloji bölümünde profesör olarak görev alacaktır. Üniversitedeki açılış konusması “Homeros ve Klasik Filolojidir” Nietzsche’nin.  Belki de zamanın en genç profesörüdür ve daha doktorasını bile yapmamıştır üstelik.

Nietzsche, Yunanca, Latince, İbranice ve Fransızca’yı çok iyi biliyordu.

Nietzsche üniversite ders verirken, 1 yılını doldurduğunda izin alarak savaşa katılır. Fransa-Almanya savaşında bir süre sıhhıye erliği yapar. 2 ay sürer cephedeki erliği, çünkü sağlık sorunları nüksetmiştir.

eskisiyleyenisiyle nietzschenin bilinmeyenleri

Nietzsche’nin “üst insan” kavramı Nazilerin “ari alman ırkı” düşüncesine ilham verdiği gibi yanlış bir kanı vardır. Oysa her türlü milliyetçilikten nefret eder Nietzsche.  “Üst İnsan” kavramı; İnsan her türlü zorluğa rağmen yaşamak ister, yalanların arkasına sığınmadan kötümserliğin hakkından gelebilir düşüncesine kuruludur.

eskisiyleyenisiyle nietzchenin bilinmeyenleri ve kiz kardesi förster nietzsche

Bu yanlış kanının sebebi kızkardeşi Förster Nietzsche’dir ve bir alman milliyetçisi olan Bernhard Förster ile evlidir. Nietzsche’nin sağlığının bozulduğu artık gözlerinin göremediği ve ağrı, sancılarla kıvrandığı dönemlerde editörlüğünü yapmıştır kızkardeşi. Nietzsche, antiseminizm ve milliyetçiliğe sert eleştiriler yaparken, kızkardeşi bunları kendine göre düzenlemiştir. Ve sonrasında da bu yönlü yayılmasını sağlamıştır. Malesef yüzyılların filozofu 20. yy.da ”alman militarizmi ve nazizmi” ile anılacaktır Förster Nietzsche yüzünden.

İlk kitabı “Müziğin RuhundaTregadyanın Doğuşu” dur. Wagner’la iyi dosttur ama bu da zamanla bozulur, Çünkü Wagner’ın alman milliyetçiliğini öven pozisyonda kendini vücuda getirdiğini görünce tiksinir Nietzsche Wagner’den.

eskisiyleyenisiyle nietzche asik olunca

Nietzsche aşık olunca


1882’de aşıktır Nietzsche, arkadaşı Paul Ree tanıştırmıştır Salome’yı ona. Bu genç rus kızı ve Paul Ree ile İtalya’da bir pansiyona yerleşirler ve 1 sene sıkı dost olarak birlikte yaşarlar. Özgür bir kadındır Salome ve Nietzsche aşkını dile getirdiğinde evlilik istemez. Bu sıkı arkadaş, sırdaş olan 3’lünün yolları ayrılmıştır artık. Bu ayrılışla Nietzsche’de dünyadan koptu sanki. Sağlığı git gide kötüleşiyordu.

Yinede çoşkusunu yitirmedi. “Benim ruhum konuşmak değil, şarkı söylemek istiyor”

eskisiyleyenisiyle nietzschenin bilinmeyeleri

Hayatının son dönemlerinde artık çevresinde kimse yoktu, 1889’da İtalya’da tek başına bir pansiyonda kaldığı yalnızlığında, hastalandığı için annesi ve kızkardeşinin yanına yerleşmek zorunda kaldı.

1900 yılında öldüğü zaman ise felçli konumdaydı ve zihinsel yetenekleri uzun zaman boyunca çökmüş bir haldeydi.

Yalnızlığında ve fiziksel çektiği onca acı içinde esasen en önemli yapıtlarını verdiğini görürüz. Bazen günlerce acı ile kıvranıp yataktan çıkamadığı zamanlar olmuştur Nietzsche’nin.

nietzschenin eserlerinietzsche kitaplarınietzsche kitaplarınietzsche kitapları

Nietzsche’nin günümüze uzanan eserleri;

“Müziğin RuhundaTregadyanın Doğuşu”,“Ahlaksal olmayan Duygulardaki Gerçekler ve Yalanlar Üzerine”, “Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe”, “İnsanca Pek İnsanca”, “Zamansız Düşünceler”, “Tan Kızıllığı”, “Messina’dan İdiller”, “Şen Bilim”,  “Böyle Buyurdu Zerdüşt”, “İyinin Kötünün Ötesinde”, “ Ahlakın Soykütüğü Üzerine”, “Wagner Olayı”, “Putların Alaca Karanlığı”, “Dionysos-Dithyamben”, “Nietzsche Wagner’e karşı”, “Güç İstenci “

eskisiyleyenisiyle nietzsche

Varoluşçu Psikoterapinin en önemli ve yaşayan temsilcilerinden biri olan Irvin D. Yalom, 1992 yılında “Nietzsche Ağladığında” adlı romanı yayımlanmıştır. Bu romanda Freud ‘la çalışan Josef Breuer ile Nietzsche arasındaki ilişki anlatılmaktadır. Aslında bu iki önemli kişilik birbiri ile hiç karşılaşmamıştır. 2007 de aynı isimle bu kitaptan uyarlanan film de vizyonda gösterime sunulmuştur.

Freud ve Brauer ikilisinin çalışması olan ve psikanilizin başlangıcı sayılan “Histeri Üzerine İnceleme“ kitabı 1895’te yayımlanmıştır. Ve Freud’un psikanalizi geliştiriken etkilendiği Schopenhour kadar, Nietzsche’nin bulduğu “Üst İnsan” kavramını da gözardı edemeyiz.

Nietzsche nihilizm ve rölativizmi kendisine yakıştıranlara rağmen, o hep redetmiştir aslında. 19.yy daki değerler bunalımından sözetmiş ve bundan çıkış yollarını arayarak göstermeye çalışmıştır.

Özgür ruhlar ve kayıtlanmış ruhlar kavramları ile inançları sorgulamıştır. Hristiyanlığı eleştirmiştir. Tanrı Öldü demistir. Varlık ve başlangıç düşüncelerini redetmiştir Nietzsche, herşey döngüseldir ve sürekli yeniden başlar der.

Bir zamanlar benim filozofum dediği Schopenhauer “daha çok yaşama, daha çok acı çekmektir bu, yaşadığınca acı çekersin” sözüne, “İyi ya, en yüce dağlar, en derin denizlerden çıkmıştır ve en derin acılardan doğar en derin sevinçler”  diyerek karşılık verecektir.

eskisiyleyenisiyle nietzsche

Nietzsche göre yaşam bir hatadır. Evrende tüm güçler mutlak kayıtsızlık içinde iken, canlılar varoluşlarını bu sonsuzlukta sürdürebilmek için çaba gösterirler, yaşama isteği bu kaosa karşı bir duruştur.  Işte burda insan bilinç ve düşünme ile bir güç istencine dönüştererek öteki bir dünya yaratabilir. Sürüleşmeye karşı daha “insani” bir yer değiştirişti bu.

Üstün değerler adına bir tepkidir onun nihilizmi aslında, hiçlik istencini değil, insanı saran ve köleleştiren değerlerin, üstün değerlerin hiçleşmesi anlamındadır.

Tanrı Öldü

Bir gün şeytan dedi ki “Tanrının dahi kendi cehennemi var, bu insana olan sevgisidir.”

Ve Tanrının insana acısımasından dolayı öldüğünü söyler. İnsan kendi eliyle Tanrıyı öldürmüştür. İnsan ne yapıp edip bu boşluğu, varlığı ile kendini alt ederek mutlaka doldurmalıdır. O zaman Tanrı’yı öldürmesinin bir anlamı ya da değeri olacaktır.

Nietzsche, sanatın geleceğin insanını yaratacağını söyler. Sanatı “oluşu aşma istenci ve sonsuzlaştırma edimi” olarak  tanımlar. O filozof ve sanatçıyı birbirinden ayırmaz.

Ve yine onun bir aforizması ile bitirelim yazıyı;

“İki temel sorunu var insanlığın. Adaletsizlik ve anlamsızlık. Birine karşı hukuku bulduk, diğerine karşı ise sanatı. Ama insanlar hukuk’a ulaşamadı ve sanat insanlara.”

Deniz Şimşek
Editor
"Hayat dar alanda trajedi, geniş alanda komedidir"

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol