Kimisi Vahşi Ortamda Kimisi Sosyal Çevreden İzole Büyüyen Çocuklar

dogal ortamda buyumemis cocuklar

Dil edinimi, herhangi bir dilin, doğal bir ortamda, herhangi bir özel eğitim gerekmeksizin kazanılmasıdır. Doğumdan itibaren ortalama 3-4 yıl gibi kısa bir süre içerisinde gerçekleşen bir süreçtir.

Dil ediniminin sağlıklı ve tamamlanmış şekilde gerçekleşmesi üç koşula bağlıdır:

-      Konuşma ve işitme organlarının varlığı ve analiz – sentez, algılama – yargılama vb. motor beceriler (biyolojik donanım)

-      Doğuştan, her insanda var olduğu kabul edilen ‘dil yetisi’

-      Sosyal çevre içinde bulunma ve dili bir iletişim aracı olarak kullanma

Bu koşullardan üçüncüsü, çocuğun dil edinim süreci boyunca ‘uyaranlarla’ yani ‘sosyal çevreyle’ etkileşim halinde olması gerekliliğini vurgular. Basitçe, mental ve fiziksel hiçbir sorunu olmasa da, sosyal bir çevrede bulunmayan çocuklar dili edinemez veya eksik edinir. Dil edinimi için saptanan ‘kritik dönem’ , yani bir çocuğun dili edinebilmesi için elverişli yaş eşiği, ortalama 11 yıldır. Doğumdan itibaren 11 yıl içinde dili edinemeyen çocuk sonraki süreçte dili ya eksik edinir ya da hiç edinemez.

Bu yazıda, geçmişten günümüze hem mitolojiden hem gerçek hayattan, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde toplumdan izole edilerek, sağlıklı bir dil edinim süreci geçirememiş çocukların ancak birkaçından bahsedebileceğim. Bu çocuklara literatürde ‘vahşi çocuklar’ denmektedir. Dili ediniminin önemini sadece bu tanımlamadan bile anlayabiliriz; dil edinememişsen, konuşamıyorsan, vahşisindir…

ENKIDU

Enkidu, Sümer mitolojisinden bir karakterdir. Sümercede ‘kırların insanı’ anlamına gelir. Gılgamış Destanı’nda yer alan Gılgamış'ın arkadaşıdır. Hayvanlar tarafından büyütülmüş vahşi bir insanken tapınak rahibesi olan Tehiptilla tarafından canavarsı davranışları eğitilmiştir.

sumer gilgamis enkidu

(Sağdaki karakter Enkidu'dur)

ATALANTA

Yunan mitolojisinde yer alan Atalanta, avcılığa ve atletizme yatkın bir bakiredir. Atalanta’nın doğumu, oğlan çocuk isteyen babasını hiç memnun etmemiştir. Hikâyeye göre bebek, doğduktan sonra bir dağa, vahşi hayvanlara yem olmak üzere terk edilir. Bunun üzerine Atalanta, doğa ve avcılık tanrıçası Artemis’in gönderdiği bir dişi ayı tarafından emzirilir. Daha sonra bir grup avcı, Atalanta’yı ve onu büyütüp usta bir avcı olmasını sağlarlar.

yunan tanrisi

ROMULUS VE ROMUS

Roma Mitolojisine göre Romulus ve Remus MÖ 753'de Roma şehrini kuran iki (veya ikiz) kız kardeştir. Bir ırmağa bırakılırlar ve dişi bir kurt onları sudan çıkarır, bir mağaraya götürerek emzirir. Daha sonra kardeşler, çiftçi bir aile tarafından bulunulup evlat edinilirler. Roma şehrini kurmak için kurt tarafından emzirildikleri yeri seçip buranın etrafını çevirirken tartışmaya başlarlar ve Romulus, kardeşi Romus’u öldürür. Böylece kurduğu kent devletinin ilk hakanı kendisi olur.

romulus

TARZAN

Tarzan, Afrika sahillerinde, bir gemideki isyancılar tarafından ıssız bir bölgeye bırakılmış, soylu bir ailenin oğludur. O henüz bebekken annesi ve babası ölmüş ve onu bilimsel olarak tanımlanmamış bir maymun türünün üyeleri büyütmüştür. Kala, maymun annesinin ismidir, Beyaz Adam onun maymun alemindeki ismidir. Genç bir adam olduğunda Jane ile tanışır ve aşık olurlar. Evlenip İngiltere’ye giden Tarzan ve Jane, uygarlığın iki yüzlülüğüne dayanamayıp Afrika’ya dönerler.

tarzan

Filmleri, çizgi filmleri yapılan Tarzan karakterinin gerçekte yaşamış biri olup olmadığı bilinmemektedir.

NELL

Kuzey Kaliforniya ormanlarında tamamen ilkel şartlarda ve yalnız yaşarken Doktor Jerome Lovell tarafından şans eseri keşfedilir. Nell bulunduğunda kimsenin bilmediği tuhaf bir dil kullanmakta ve kendi içinde bir dünyada yaşamaktadır.

1994 yılında çekilen bu filmi izlemenizi tavsiye ederim.

nell filmi

MARIE ANGELIQUE MEMMIE LE BLANC

18. yüzyıl’da Fransa'da yaşadığı söylenen vahşi çocuktur. Marie, Eylül 1931'de Songy'de köylüler tarafından tutuklanmadan önce, 9 - 19 yaşları arasında Fransa'nın ormanlarında yabani olarak hayatta kaldı. 1775'te Paris'te hayatını kaybetmiştir. Marie’nin okumayı ve yazmayı öğrendiğini gösteren arşiv belgeleri bulunmaktadır.

dil edinim sureci

VICTOR

1788 doğumlu olduğu tahmin edileni 1794’te üç avcı tarafından Fransa’nın ormanlık bir bölgesinde bulunan Victor, Jean Marc Gaspard Itard adlı doktor tarafından alındı ​. Doktor onunla beş yıl boyunca konuşturmak için çalıştı ve ona Victor adını verdi. Itard, Victor'un öğrenebileceğini belirlemekle ilgileniyordu. Ona sözcükleri öğretmek için prosedürler geliştirdi ve ilerlemesini kaydetti. Itard, Victor'la yaptığı çalışmayla gecikmiş dil edinimiyle ilgili algıları parçalamayı başardı.

doğal ortamlarda buyumemis cocuklar

AMALA VE KAMALA

1920'de Hindistan’da bir ormanda bulunan kurt, kız çocuklardır (kardeşlerdir). İngiltere'ye getirilmiş ve eğitilmeye çalışılmışlardır. Bulunduklarında tahminen Amala 1,5 Kamala ise 8 yaşındaydı. Özel doktorlar ve eğitimler sayesinde Kamala 17 yaşına kadar yaşamış fakat hiçbir davranışsal gelişme gösterememiştir. Öğretilen kelimeleri ezberleyebilmiş fakat normal bir insan gibi konuşamamıştır.

vahşi ortamda buyumus cocuklar
vahsi ortamda buyumus cocuklar

JOHN SSBUNYA

1991'de Uganda'da bir ormanda, tek ayak parmağı kopmuş halde bulunan Ssbunya’nın maymunlar tarafından bakıldığına inanılıyor. Tahminen 4 yaşındayken babasının annesini öldürdüğüne şahit olan ve bunun üzerine evden kaçan Ssbunya, köylü bir kadın tarafından bulunduğunda (yine tahminen) 6 yaşındaydı. Konuşamıyor, dizlerinin üstünde yürüyor ve pişmiş yemek yemeyi reddediyordu. Zamanla konuşmaya başladı. Yapılan rehabilitasyonlarla hayata karışmayı başaran, bugün 20'li yaşlarında olan Ssbunya zor da olsa okuyup yazıyor, ancak zeka seviyesi ancak bir ilkokul çocuğunun zekasına ulaşabilmiştir.

ssbunya vahsi ortamda buyumus cocuklar

GENIE WILEY

Genie, ‘hastalıklı’ babası tarafından ‘lanetli’ olarak yaftalanan, 13 yaşına kadar bir odada sandalyeye bağlı şekilde hapsedilen, kendisiyle hiçbir şekilde iletişime geçilmeyen bir çocuktu. Bir hayvandan daha kötü şartlarda yaşıyordu. ‘Engelli’ sayılabilecek bir anneden ve insani duygulardan yoksun bir babadan dünyaya gelen Genie, 1970 yılında California’da, komşuların evden gelen sesler üzerine polise haber vermesiyle bulundu. Bulunduktan sonra onlarca testten onlarca eğitimden geçse de normal bir insan düzeyine ulaşamadı, hem dil hem diğer insani hareketler açısından.




Ellerini tutuş şekli 13 yıl sandalyeye bağlı olarak yaşaması sebebiyledir. Yalnızca konuşmamız değil, bazı insani hareketlerimiz de kritik dönemler çerçevesinde gelişir. 13 yıl elleriniz saldalye kolçaklarına bağlı yaşarsanız, şekil itibariyle öyle kalırlar. Sadece bu çocukla ilgili bile yazılacak şeyler o kadar çok ki… Yazımın başında da dediğim gibi, bazı çocuklar bilinçli olarak toplumdan izole edildiler. Ya gayrımeşru doğdular, ya da aptalca duygularla lanetli olarak görüldüler. Kalbi dayanabilecekler ve bulabilenler Genie’nin anlatıldığı ‘Mockingbirds Don’t Sing’ filmini de izleyebilirler.Film, internetten kaldırılmış durumda.

OXANA MALAYA

1991’de Ukrayna’da bulunan ‘köpek kız’. Sarhoş ebeveynleri 3 yaşına gelene kadar Oxana’ya fiziksel ve psikolojik istismar uyguladılar. Artık evde unutulmaya başlanan kız bir gün sokak köpeklerinin barınağına sürünerek gider. O günden sonra 6 yıl boyunca sokak köpekleriyle yaşayan Oxana bulunduğunda genelde çiğ et yiyordu ve köpekleri taklit ederek onlar gibi hareket ediyordu.


Türkiye’de böyle bir örnek yok sanmayın:

vahsi ortamda buyuyen cocuklar

HELEN KELLER

Bilinçli olarak değil, yakalandığı hastalık sebebiyle sosyal çevreden izole olmuş örneklerden biridir Helen Keller. 27 Haziran 1880’de Tuscumbia kasabasında doğan Helen, 19 aylıkken geçirdiği ateşli bir hastalık sebebiyle görme ve duyma yetilerini kaybetti. Konuşabilmesi için bütün yollar kapalıydı. Neyse ki bilinçli bir ailesi vardı. Helen'in ebeveynleri Graham Bell ile iletişime geçtiler. Graham Bell, telefonun icadından sonra kendini sağır çocukları eğitmeye adamıştı. Bell, aileyi Perkins Enstitüsü ve Massachusetts Sağırlar Evi’ne yönlendirdi, oradan bir öğretmen bulabilirlerdi. Böylece efsanevi öğretmen Anne Sullivan ile tanıştılar. Kendisi de çok az görebilen ve aynı kurumda eğitim görmüş olan Anne Sullivan, Hellen'a okuma - yazmayı, konuşmayı, ‘dokunarak’ öğretti ve normal bir eğitim almasını sağladı. El işaretleriyle, dokunarak konuşmayı öğrenen Helen Keller’ın sayısız başarısı vardır.

konusamayan cocuklar

Helen’ın hayatının anlatıldığı iki film vardır Hindistan yapımı Black filmi (ki önce bunu izlemenizi öneririm, hatta lütfen mutlaka izleyin) ve bizim uyarlamamız Benim Dünyam.

konusamayan cocuklarhellen killer ın hikayesi

Ayrıca Keller’ın kendi hayatını anlattığı ‘Her Şey Su İle Başladı’ adlı kitabı okumanızı da şiddetle tavsiye ederim.

hellen killerın hayatini anlattigi kitabi

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol