Kimdir Marko Paşa?

Bugünlerde derdimi Marko Paşa’ya anlatasım var:

eskisiyleyenisiyle marco pasa kimdir

Marko Paşa veya gerçek adıyla  Marko Apostolidis, Rum asıllı bir Osmanlı hekimidir.

Marko Paşa, ilk ve orta öğrenimini Siros’da yapmış, daha sonra ailesi İstanbul’a taşındığı için öğrenimine burada devam etmiştir. İstanbul’da Askeri tıp Okulu’nu bitirir bitirmez cerrahi kliniğine şef olarak atanmış, kısa sürede iyi bir hekim olarak tanınmıştır.

eskisiyleyenisiyle marko paşa kimdir turk kizilayi nasil kuruldu

Kızılay'ın kurucularından birisidir Marko Paşa

1861'de dönemin padişahı Sultan Abdülaziz’in hekimbaşılığına getirilmiştir. Kırımlı Aziz Bey’le beraber Hilali Ahmer Cemiyeti'nin (Türkiye Kızılay Derneği) kurulmasını sağlamıştır.

Marko Paşa hastalarını sonsuz bir sabırla dinleyen, dertlerine tıbbi olarak az biraz yardımcı olmakla birlikte, onlara manevi huzur ve rahatlık vermeye de özen gösteren bir doktor olmuştur. Marko Paşa'nın hastalarını sükunetle dinlemesi halk arasında iyice yayılmış, zamanla dertleri dinleyecek kimsenin olmadığını vurgulamak için söylenen "anlat derdini Marko Paşa'ya" deyimi ortaya çıkmıştır. Zira hastalarını sabırla dinlerdi dinlemesine, ancak hiçbir çözüme ulaştıramazdı.

eskisiyleyenisiyle marko pasa kimdir anlat derdini marko pasaya

Marko Paşa’nın ‘Derdini Marko Paşa’ya anlat’ sözleriyle ünlenmesinin gerçek nedeni;


onun uzun uzun dert dinlemesinden değil, Türkçe’yi tam bilememesi ve kullanamaması nedeniyle kendisine Türk komşularını şikayet etmek için gelen Rumları başından savmak olduğu sonradan anlaşılmıştır. Bu savın gerekçesi olarak da Makro Paşa’nın her anlatılan dertten sonra karşısındakine ‘Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?’ diye sorması olarak gösterilmiştir.
Yakın tarihimizde Marko Paşa’nın torunu olan Despina Anats ile yapılan bir röportajda anlatılanlar yukarıda söylediklerimizi kanıtlar şekildedir.

Bayan Despina Anats’ın anlattıklarına kulak verelim:

“Marko Paşa için kullanılan “Derdini Marko Paşa’ya anlat” deyişinin neden söylendiğine dair elimde iki cevap var. Bunlardan biri Marko Paşa Osmanlıca’yı iyi bilmediği için gelen hastalarına devamlı ‘Anlaşıldı. Fakat ne demek istiyorsun?’ derdi ve çözüm üretemezdi. Bunun üzerine ‘Derdini Marko Paşa’ya anlat’ deyişi çıktı. Bir diğeri ise Jön-Türkleri şikayete gelen Rumları yine ‘Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?’ diyerek bıktırıp geri çevirirdi. Şikayete gelenler dertlerine çözüm bulamadan geri dönerdi. Marko Paşa’nın hastaları uzun uzun sabırla dinleyip onlara manevi huzur ve rahatlık verdiği söylentisi gerçek değil.”

İşte gerçek durum bu. Şimdi biz, her hangi bir derdimizi kime anlatsak? Acaba en yakın dostumuz, arkadaşımız ya da kankamız bizi Marko Paşa sükunetiyle dinler mi?  



Lagertha
Editor

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol