KİM BU CADILAR? Cadı avcılığı nedir? Tarihte 'cadılık'

Cadılar…Sihirli küreleri, kazanlarda buğuladıkları büyüleri ve “yom yome com- büyü yaptım, tutsun diye!” sözleri ile kötülükleri insanlara tütsülerken olağanüstü güçlerle kabus gibi gecelerde ortaya çıkarlar, süpürgelerine atladıkları gibi kötülüklerini saçmak için üstümüzde dolaşırlar… Şeytanla işbirliği yapan cadılar, hastalıklar yayan korkunç yaratıklardır. Uzak durun onlardan!

cadilik nedir

Bir cadı tarifi:

Bütün kötülüklerin insanda vücut bulmuş hali olan cadı; yaşlı, çirkin mi çirkin, koca burunlu, benli ve kamburdur. Cinsiyeti: Kadın. (-mış sözde :)) Ah cadılar, özellikle erkeğe itaatsiz, onları avuçlarının içine alan, ele geçiren ve zavallıcıklara o elindeki saydam küreden istediğini yaptıran bu cadılar, nasılda kımıl gibi zararlıdırlar…

cadiligin tarihcesi

Cadılık; Şamanizme kadar uzanırken, giysi yada cadı tariflemeleri, pagan inanışlarına kadar dayanıyor, bu faslı kısa geçelim.

Cadı Avı:

Cadı avını hepiniz duymuşsunuzdur, 1480’dan başlayarak, hemen hemen 1750'li yıllara kadar sürmüş bu insan (kadın) avı  ve neredeyse  bu katliamlar sonucu (300 yüzyıl içinde) cadı diyerek, 200 bine yakın insan öldürülmüş. Cadı diye yaftalanan kişilerin kendisi ve fikirleri topluma, dine karşı tehdit olarak görülmüş. İngiltere’de 1736’da cadılık suç olmaktan çıkartılınca, arkasından diğer Avrupa ülkeleri bu cinnet halinden neyse ki vazgeçmiş. Günümüze kalan ise; kadın ve cadılığın yan yana anılması ve cadıya atfedilen bir çok şeyin, aslında kadın cinsine (içten içe toplumsal cinsiyet rollerini benimsetmek için zihinsel yönlendirmelerle)  giydirilmesi oldu. Yani Ortaçağ cadı kodlaması, günümüze kadın cinsine atfedilen bir çok olumsuzluk ile kollektif bir biçimde  bilinçaltında konumlandırıldı.

tarihte cadilik

Cadı Avı başlıyor!

Bahsettiğimiz ortaçağ döneminde “Cadı Avı”; özellikle Almanya, Fransa, İsviçre ve Kuzey İtalya’da, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’ta yaygındı. İşkence ile sorgulandılar, nefretle karşılandılar, on binlerce insan-kadın eziyetlerle, işkencelerle idam edildiler. Direklere bağlanıp diri diri yakıldılar ve hapishanelerde eziyetler içinde ömür tükettiler. Engizisyon mahkemeleri yazdı bu katliam hikayesini… Kurulma niyetleri güya, dinden uzaklaşanları dine geri döndürmek ve başkalarını etkilemesini engellemekti.


tarihte cadi avi cadi kimdir

Malleus Malefcarum: Cadıların Çekiçi:

İki adamdan bahsedeceğiz şimdi; Jakob Sprenger ve Heinrich Kramer. Bu iki sahtekar; “Malleus Malefcarum” (Cadıların Çekiçi) isimli kitaplarında cadılık konusunda ayrıntılı bilgiler vererek, sözde otorite oldular ve bir cadının teşhisi ve nasıl yok edileceğini yazdılar. Bu kitap yüzyıllarca Engizisyonun başvurduğu el kitabı oldu. Sonraları bu kitap; dünya edebiyatının “En gaddar ve en zarar verici kitabı” olarak da tarihe geçecektir.

cadi avlari kitabitarihte cadi avlari

Bu kitap baz alınarak, kilise öncülüğünde çok geniş çaplı 'Cadı Avları' başladı. Matbaa da vardı artık, kitap her yere yayıldı, hatta Amerika’ya bile ulaştı ve kilisedeki papazların başucu kitaplarından biri oldu.

cadilik nedir tarihte cadilik cadi avlama

Birini cadılıkla suçlayacaksanız aslında, kanıt sunmanıza gerek yoktu, cadılar ikna ve zorlama (işkence) ile itiraf etmeli ve vazgeçmeliydi yaptıklarından. Cadı Avında kimi zaman zengin ya da fakir, erkek yada kadın da fark etmiyordu, hatta üst sınıftan olmak da kurtuluş olmuyordu. Çoğunlukla kadınlar hedefteydi, çoğu dul kadınlar, yoksullar, yaşlılar ve şifa dağıtanlar ya da bitkisel ilaç hazırlayan kadınlar, hele erkekleri baştan çıkarıyorsa sebep cadı olmasıydı, cadı. Cadılar her türlü kötülüğün suçlusuydu, hatta tohumu, ürünü yok edip, toprağı kuraklaştırabiliyor,  don varsa onlar yapıyor, ürünlere musallat olan tırtılları bile onlar getiriyor, inekler sütten kesildiyse sebep onlar, erkek iktidarsızsa yine onlar sebepti. Bir erkek, karşısındaki kadını cadılıkla suçlayıp, kendini baştan çıkardığını bile söyleyebilirdi. Anlayacağınız her şey cadılık sayılabilirdi.

adem ve havva

Çünkü zamanında Havva yasak meyveyi tadarak, şeytana 'Zayıf karakteri' ile daha kolay aldanıyordu. Erkekler şiddetle sorunlarını çözerken, kadınların bedenleri zayıf olduğu için lanetle çözüyordu ve büyücülükle, bu yüzden daha etkindiler. Öyle düşünüyordu kilise ve insanlar, ah ah!...İşte bu nedenlerle, hala masallarda elma uzatan cadıları boşuna okumuyoruz.

tarihte cadilik cadi nedir cadi avlama

Başvurdukları malum el kitabında, cadı olanı anlamak için yöntemler vardı:

- Şüpheli tartılırdı, çünkü cadıların ağırlığı yoktu.

- Cadı sayılan kişi, kutsanmış soğuk suya atılırdı, batarsa masumdu.

- Şeytanın işareti aranırdı, şüpheli herkesin ortasında çırılçıplak soyulur ve bütün vücudu kontrol edilirdi. Doğum lekesi, siğil bir şey görüldüğünde, iğne ile burası işkence gibi test edilirdi; eğer kanamazsa, canları yanmazsa cadıydılar.

Sara ya da bir hastalıktan dolayı nöbet geçiren kişiler de cadıydı, çünkü onlara cin çarpmıştı. Tanrıya laf söyleyen, kiliseye ve kurallara itaat etmeyen, dinsel öğreti dışına çıkan, fikirler sunanlar da cadıydı. Doğa üstü yetenekleri olan, bitkilerle uğraşan, şifa dağıtanlar da cadıydı. Kadın, erkek için yaratılmıştı, eğer söz dinlemiyorsa ya cadıydı, ya da büyü ile cadı olmuştu.

tarihte cadilik

Erkekleri cadı kadınlar tahrik ediyordu ve onları tutkuya sürüklüyorlardı, üreme güçlerini bile ellerinden alabilirlerdi, erkeklerin zihinlerini yönetebilirlerdi, erkekleri hayvana çevirebilirlerdi, hatta kadınların da üreme güçlerini ellerinden alabilirlerdi. Şeytana tapıp, ona kurban olarak insan sunabilirlerdi. Ahlaksızdı kadınlar ve cadılar.

tarihte kadin

İlkel Toplumlarda Kadın ve Ortaçağda Kadın:

Biraz daha gerilere gidelim; tıbbı geliştiren kadına doğru gidelim: İlkel toplumlarda doğum yaptıran kişi kadındı. Erkekler avcılıkla uğraşırken, doğayla iç içeydi kadınlar,  tarlaları onlar ekiyordu, bitkilerden anlayan onlardı, hastalıkları iyileştirecek şifacı da kadınlardı, bir nevi tıpla da ilgileniyorlardı. Bu bilgiler de kadından kadına aktarılıyordu. Tek suçları buydu belki.

tarihte kadin

İngilizce cadı 'Witch' demek ve kökeni 'Wise', yani ‘Bilge’. Bu bilgeler birden 13. y.y. dan sonra cadı oluverdi; ahlaklı, dini bütün erkek egemen toplumda.

tarihte kadinlik ve cadilik

Kilisenin kadına dayattığı korkunç ezilmeye karşı duran ve  normlara isyan eden kadınları, feodalizmin çarklarından çıkıp, çomak sokan kadınları da görüyoruz bu 'cadı avı' sürecinde. Tabi sonuç ölüm.

anadoluda kadin tarihte kadin

Cadıların çoğu, cahil diye nitelendirdikleri kadınlardı, ama şifacılıkları ile bu kadınlar saygı da görüyordu, oysa saygı erkeğe ait bir statüydü. Tıp, o zamanlar, kiliseye bağlı erkek doktorların işiydi. Kilise, hastalığı Tanrı’nın verdiği ceza olarak görüyordu, kadınlar buna nasıl karşı koyup iyileştirmeye çalışırdı?. Kadınlar gebeliği de önleyecek şifalar geliştirmişti, geriye haz almak kalıyordu. Oysa kadınların görevi doğurmaktı, onlar erkeğin döl yatağıydı, haz alamazlardı. Bunu ancak şeytanla zevk işbirliğinde yapabilirdi. Doğumda acıyı azaltacak ilaçları da kadınlar bulmuşlardı, bu da cadılıktı, Kiliseye göre doğum Tanrının verdiği bir şeydi ve olması gerektiği gibi acı çekerek doğurmalıydı kadınlar. Yani tanrının denetiminden uzaklaşıyordu kadın. (Yoksa erkeğin denetiminden mi?)

cadi avi cadilik nedir tarihte cadilik

Cadı Avı sırasında işkencelere maruz kalanların kimisi intihar etmiştir, kilise tarafından yakılanlar , işkencede ölenler dışında, halk tarafından linç edilenler de vardı, hapishanelerde hayatları işkenceyle zulümle geçenler de. Cadılık geçici olabilirdi ve onlarla birlikte kimi zaman aileleri, eşleri ya da çocukları da yok edilirdi.

tarihte cadilik cadilik nedir

Orta çağda erkek egemen ve kapitalist sistem geliştikçe tarım da gelişti, iyileşti ama halk için yiyecekler azaldı, çünkü zengin daha zengindi, mülk sahibiydi ve çoğunlukla erkekler üst tabakadan asillerdi. Yiyecek isyanları başladı bu zamanlarda ve isyanların bir kısmını kadınlar örgütledi, onlar da cadı ilan edilip, gerekli işkenceden geçtiler ve öldürüldüler. Cadı Avı bu isyanları dize getiren, kadınların toplumdaki ikincil yerlerini dayatan bir cehennem avıydı aslında.

eskisiyleyenisiyle cadilik

Günümüze gelelim;

Cadı olduğumu söyleyenler var çevremizde, bir erkeğe neden söylenmez bu sıfat? Aksi, inatçı, direten iseniz siz bir cadısınız ... Bende bir cadıyım kabul ediyorum. Siyah pelerinim yok, doğaüstü güçlerim, sivri başlıklı bir şapkam, o da yok! Kötü amaçlarım ve zararım olduğunu da sanmıyorum, sadece günümüz cadılarından biriyim. :)


teyzeler laptop

Cadılar büyücüdür, kötü ruhlara sahiptirler ya, misal ben; elimde laptopla kime nasıl zarar vereceğim diye yazılar yazıyorum, kötü ruhumla erkek egemen toplumda kadının ve ötekileştirilenlerin hakları ve eşitlikler üzerinde, cadı duruşumla, mor pelerinimle uça uça geziyorum, çok kötüyüm kötü..

Aman cadılarla ters düşmeyin, size bu düşünceleri ve görüşleri ile hastalık da dahil, her türlü zararı verebilirler…

 

tarihte cadilik

Ortaçağda maalesef adaleti, ortak yaşamı savunanla, aklı, bilimi savunanlar ve özellikle cinsiyeti yüzünden kadınlar bu zulmü gördüler. Aykırı dediklerini toplumdan ayıklamak ve toplumu sindirmek için katliam derecesinde acımasızca süre giden bir insan, kadın avıydı cadı avı…

cadi avi cadilik

Bu sürecin hala etkilerini taşıyan bir köy var İspanya’da. Cadılık ve büyücülük söylentileri ile papa tarafından 500 yıl önce lanetlenen, Aragon’da ki Trasmoz köyü. Kalpazanlar tarafından uydurulan ve kendilerini korumak için köyde cadıların olduğu yalanıyla başlayan lanet, hala devam ediyor. Köyde, o dönemde 10 bin kişi yaşarken, şimdi 62 cadı kalmışlar ve orayı korumaya devam ediyorlar. Oradaki günümüz son cadının marifeti de çok ilginç; “Adaçayı ve biberiyeden yaptığı özel çay”… şifa çayı :). Yani anlayacağınız acayip doğaüstü güçlerle donatılmış, harika doğa aşığı bir kadın.

kadinlar

Kadın cinayetlerinin azalacağına, hızla arttığı ülkemiz ve dünyada, aslında Ortaçağda devam eden cadı avının güncelleşmiş, 21. yüzyıla entegre edilmiş halini görüyoruz. Bununla birlikte kadına yönelen her türlü şiddetle mücadele için artık kadınlar örgütleniyor, kadına yönelik şiddet için, ne kadar önlenmeye çalışılsa da mücadele daha da evrensel bir boyut alıyor. Dünyanın yarısı kadınken, niye erkek egemen bir dünyada yaşıyoruz? Hindistan’da pembeli kadınlar “Gulabi Çetesi” var ki sormayın. Buda farklı iki konu başlığı olsun :)

Deniz Şimşek
Editor
"Hayat dar alanda trajedi, geniş alanda komedidir"

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol