İşaret Diliyle İlgili Eski Düşünce

Geleneksel dil eğitimi ve yanlış duyumların araştırılmaması sebebiyle işaret dili hakkında bazı yanlış düşünceler geçmişten günümüze süregelmiştir: işaret dillerinin bulunulan coğrafyadaki konuşma dilinin el hareketlerine göre düzenlenmiş bir sistem olduğu, kendine ait sözcüklerinin bulunmadığı, evrensel bir işaret dilinin olduğu vs.

Haydi bu yanlışları düzeltelim!

isaret dili

İşitme engelli bireyler, konuşulan dillerin temelini oluşturan sesleri duyamadıkları için işitme engeli bulunmayan bireyler gibi bir edinim süreci geçiremezler. Ancak dil, insanlara özgü iç güdüsel bir olgudur. Bunun en önemli kanıtlarından biri de işitme engellilerin ses yerine el, yüz ve beden hareketleriyle oluşturdukları işaretler ile iletişim kurmalarıdır.

isaret dili ile anlasma

İşaret dillerinin de, konuşulan diller gibi, ‘kendi sözcükleri’ ve bu sözcüklerin tümce içinde birleşmelerini belirleyen kurallar vardır. Konuşulan diller gibi işaret dilleri de yaratıcıdır; sonsuz sayıda tümce üretebilirler. İşaret dilleri kopyalama diller veya yetersiz diller olarak görülmemelidir.

isaret dili nasildir

Bulundukları coğrafyadaki konuşma dil(ler)ini bire bir yansıtma zorunlulukları yoktur. İşaret dillerinin dilbilgisi kuralları aynı toplumda konuşulan dilin kuralları ile aynı değildir; başka bir deyişle, işaret dilleri konuşulan dillerin işaretlerle ifade edilmesi anlamına gelmez, kendilerine özgü birim ve kuralları olan, konuşulan dilden bağımsız bir dizgedir işaret dili. Yani, Türk İşaret dili demek Türkçe demek değildir örneğin.

Türk İşaret Dili Sözlüğü: http://tdk.gov.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=264

Konuşma dilindeki bazı sözcük ve/veya cümlelerin gösterimselliği net olarak bulunduğundan işaret diline bire bir geçmiştir (balık, ağaç, kuş gibi sözcükler), el ve mimiklerle kolayca anlatılabilirler. Fakat koca bir dil dizgesinin tamamının işarete yansıması mümkün değildir. Bu nedenle Türkçe’yi olduğu gibi işaretlerle ifade etmek de olanaklı değildir.

Türk İşaret Dili’nde hayvanlar:


Ülkelerin kendilerine ait ulusal işaret dilleri bulunduğu gibi yöreden yöreye değişen yerel işaret dilleri de mevcuttur. Türkçe bile yöreden yöreye değişerek farklı ağızları oluşturuyor, işaretler sisteminden oluşan bir dilin de değişiklikler gösterip ‘işaret ağızları’ oluşturmaları çok doğaldır. :)

Tüm ülkelerde geçerli olan bir uluslar arası işaret dili sistemi bulunmaktadır. İşaret dili sonradan uydurulan yapay bir sistem değildir, doğal bir dizgedir. Yani sonradan uydurulmuş, tüm ülkelerde geçerli olan bir dil bulunmamaktadır. Fakat uydurulmuş, yapay konuşma dilleri (Esperanto, Elfçe vb.) olduğu gibi belirli bir topluluğun farklı amaçlarla kendi aralarında kurdukları yapay işaret dilleri de vardır. İki arkadaşın aralarında anlaşmak için kurdukları işaret dili gibi. :)

isaret dili ile anlasmak

İnsanlar yaşamlarını sürdürürken içinde bulundukları toplumdan etkilenirler. Yaşayış biçimleri, giyim tarzları, kullandıkları dil toplumlarına göre şekillenir. Toplumun ve coğrafyanın konuşma diline yansıması ağız ve lehçelerdir. İçinde bulunulan toplumun işaret diline yansıması ise konuşurken kullanılan işaretlere yansır.

Bir işaret dili konuşucusu işaret dilini ikinci dil olarak öğrenmiş biriyle konuşurken farklı, tanıdığı çevreden kendisi gibi işitme engelli biriyle konuşurken farklı işaretler kullanabilir, işitme engelliler bu konuda da yetkindir. Babanıza bir arkadaşınızdan bahsederken ‘arkadaşım’, arkadaşınızın kendisiyle konuşurken ‘kanka’ demeniz gibi. :)

Olacak O Kadar – El İşareti :) :


İşitme engellileri ‘konuşma konusunda yetersiz’ insanlar olarak görmemeliyiz. İngilizlerin, İngilizce konuşmadığımız  için bizi yetersiz görme haklarının olmaması gibi, Türkçe konuşmuyorlar diye biz de işitme engellileri yetersiz göremeyiz. Onların da bir dilleri var! Sadece ‘ses’ kullanmadan anlaşıyorlar. :)Üstelik konuştukları esnada bol bol jest ve mimik kullanıyorlar, ne demek istedikleri yüzlerinden anlaşılıyor. Bugünlerde herkes sessizliğe ihtiyaç duymuyor mu? Hayatın kaosundan şikayetçi olmuyor mu? Çevresindeki hain ve ‘yüzünden ne düşündüğü belli olmayan’ sinsi insanlardan şikayet etmiyor mu? Bazı ‘duyan’lar, ‘duymayanlar’dan daha aciz bence, bunu bir düşünelim derim ben. :)

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol