Etik Olmayan Bir Deney: MILGRAM DENEYİ

eskisiyleyenisiyle stanley miligram deneyi

1960larda Amerika’daki Yale Üniversitesi'nde çalışmalarını sürdüren sosyolog ve  psikolog Stanley Milgram, itaat üzerine bir dizi korkunç deney gerçekleştirdi. Milgram, bir durumun bir kişinin bilincini nasıl etkisi altına alabileceğini göstermek için çalışıyordu. Bulguları, Yahudi Soykırımı, My Lai katliamı, Ruanda Soykırımı gibi yakın zamanların bazı büyük vahşetlerini açıklamak için kullanıldı.

Milgram deneyi, insanların bir otoritenin veya kurumun isteklerine kendi vicdani değerleriyle uyuşmamasına rağmen itaat etmeye ne derece istekli olduklarını ölçmek amacıyla yapılan bir deneyler dizisidir. Stanley Milgram, bu araştırmasını ilk olarak 1963'te Anormal ve Sosyal Psikoloji Dergisi’ndeki makalesiyle tanıtmış ve bulgularını 1974'te yayımladığı Otoriteye İtaat: Deneysel Bir Bakış isimli kitabında daha derinlemesine incelemiştir.

Deneyler, şu soruya cevap aramak için geliştirmişti: Yahudi Soykırımı’nda yer alan yüzbinlerce yardakçı sadece onlara verilen görevleri mi yerine getiriyorlardı? Hepsi yardakçılık suçuyla suçlamak doğru muydu?

MILGRAM DENEYİ

eskisiyleyenisiyle miligram deneyi

Kobaylar gazete ilanları ve posta yoluyla bulundu. Deney, Linsly-Chittenden binasının bodrum katındaki iki odada gerçekleştirildi. Denek bulmak için verilen ilanlarda deneyin bir saat sürdüğü ve katılanlara deneyi tamamlamasalar bile 4,50 dolar ödeneceği bildirildi. Katılımcılar 20 - 50 yaşları arasında öğretim derecesi gözetmeksizin, erkeklerden oluşuyordu.

eskisiyleyenisiyle miligram deneyi

(Deneyin ilanı)

Deney gözlemcisi rolünü bir teknisyen önlüğü giyen sert, hissiz görünümlü bir öğretmen, kurban yani öğrenci rolünü de bu rol için eğitilmiş bir mühendis oynuyordu. Kurban ile deney gözlemcisi aslında işbirliği yapan, deneyden haberleri olan kişilerdi ancak bu gerçek katılımcıdan gizleniyor ve kurbanın gözünde deney, deney gözlemcisi ve iki denekten oluşuyordu.

eskisiyleyenisiyle miligram deneyi

İki deneğe birer kâğıt veriliyordu. Katılımcıya bu kâğıtlardan birinde öğretmen diğerinde öğrenci yazdığı ve kâğıtların rastgele verildiği söyleniyordu. Aslında iki kağıtta da öğretmen yazıyordu. İşbirlikçi denek, kendi önündeki kağıtta öğrenci yazıyormuş gibi rol yapıyordu; böylece katılımcı öğretmen rolündeydi. Öğretmen ve öğrenci birbirini duyabildikleri ama göremedikleri iki ayrı odalaya götürülüyordu. Gitmeden önce işbirlikçi denek gerçek deneğe bir kalp rahatsızlığı olduğunu söylüyordu.

eskisiyleyenisiyle deneyler miligram deneyi

Deneyden önce öğretmene 45 voltluk bir elektrik şoku uygulanarak yanlış cevap vermesi halinde öğrenciye uygulayacağını sandığı şokun nasıl olduğunu anlaması sağlanıyordu. Öğretmene, sözcük çiftlerinden oluşan bir liste veriliyor, bu listeyi öğrenciye bir kere okuması söyleniyordu. Daha sonra öğrenciye dört adet seçenek sunuluyor, öğrenci de bu seçeneklerden doğru olduğunu düşündüğü cevabın düğmesine basıyordu. Verdiği cevap yanlışsa, her yanlış cevapta artan elektrik şoklarına maruz kalıyordu. Aslında öğrenciye şok verilmiyor, çığlık sesi bir kaset yardımıyla sağlanıyordu. Voltajın artmasıyla öğrenci duvarları yumrukluyor, kalp rahatsızlığı olduğunu hatırlatıyordu.


eskisiyleyenisiyle miligram deneyleri

Pek çok denek öğrenci için endişelenip deneyi durdurmak istiyordu. Deneyi durdurmak istediklerinde ‘Lütfen devam edin, devam etmeniz gerekiyor, baika seçeneğiniz yok devam etmek ‘zorundasınız’’ gibi uyarılarla karşılaşıyorlardı. Çoğu, sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair güvence aldıktan sonra deneye devam ediyordu.

eskisiyleyenisiyle miligram deneyi

SONUÇ

Milgram, deneyleri yapmadan önce meslektaşlarına bir anket uyguladı ve bu anketten sadece sadist eğilimli çok az insanın bu deneyi tamamlayacakları sonucu çıktı. Ancak sonuç hiç de öyle değildi. Deneklerin yaklaşık %65’i deneyi sonuna kadar götürmüştü. Kimisi, öğrencinin ne durumda olduğunu bile sormadan deneyi tamamlamıştı. Denek herkesçe etik olmaması sebebiyle eleştirilse de deneklerin %84’ü bu deneye katıldıkları için ‘memnun’ olduklarını söylediler.

Deneyden sonra ortaya çıkan iki kuramdan en önemlisi ‘Araçlaşma Kuramı'dır. Milgram'a göre, ‘İtaatin özü, bir insanın kendisini başka bir insanın isteklerini gerçekleştiren bir araç olarak görmesidir. Bu kişiler kendi davranışlarından kendisini sorumlu hissetmemektedir.’ Bu durum  askeri açıdan otoriteye saygının temelidir. Askerler, üstlerinin emirlerini ve komutlarını, sorumluluğun subaylarda olduğunu bilerek yerine getirirler.

Deney çokça tartışıldığı gibi filmlere de konu olmuştur.

eskisiyleyenisiyle miligram deneyi filmi

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol