Dil Çalışmalarının Tarihsel Gelişimi

ESKİ DÖNEM DİL ÇALIŞMALARI

 İnsan diliyle ilgili ilk bilgiler mitler halinde çeşitli topluluklarda görülmektedir. Eski dönem dil çalışmaları bu mitlerle başlamış ve diğer dönemlere, yanlışları ve doğrularıyla, ışık tutacak çalışmalarla devam etmiştir.

DİLE İLİŞKİN İLK BİLGİLER

Çinlilerin mitlerine göre bir su kaplumbağası, imparatorun önüne gelerek sırtındaki şekillerle yazının sırrını öğretmiştir.

Babillilerde, yarı balık yarı insan olan bir deniz yaratığı sudankaraya çıkarak insanlara yazıyı öğretmiştir.

Bu mitlerde görüyoruz ki ‘dil’, ‘yazı’ ile bir tutulmuştur. Konuşma dili yerine yazı dili esas ve önemli görülmüştür.



siir kagit kalem

Hintlilerde, Baş – Tanrı Brahma, insan dilinin tanrısı sayılan Vak aracılığıyla dünyayı ve canlıları yaratmıştır.

hint brahmahint vak

(Brahma ve Vak)

Mısırlılarda, Baş –Tanrı Ra emirlerini, kendi dili ve habercisi saydığı tanrı Tot aracılığıyla yerine getirmiştir.

misir tanrisi ramisir tot

(Ra ve Tot)

Bu örneklerde, Tanrıların bile dil aracını kullandığını görüyoruz. Emirlerini, isteklerini insanlara iletmek için her biri farklı bir dili kullanmıştır.

İbranilerde, Tanrı, yarattığı canlılara birer ad vermesi için Adem’i görevlendirmiştir. Adem’in sesleniş biçimine göre her canlı bir ad almıştır.

Eski çağlara ait dil bilgileri maalesef bunlarla sınırlı kalmıştır. Örneğin, Pontus kralı Büyük Mithridates 22 dil bilmesiyle tanınmıştı ancak bu bilgisini bir eser haline dönüştürmediği için MÖ I. yüzyılda konuşulan dil çeşitliliğiyle ilgili herhangi bir bilgi bugüne ulaşmamıştır.

heykel

İlk dil çalışmaları pratik amaçlarla yapılmıştır. Günlük hayatta kullanılan edebi ve dini metinleri doğru oluşturmak ve doğru okumak veya topluluk içinde doğru konuşulması için dilin kuralları çok iyi bilinmeliydi.

Hindistan’daki Brahma dininin kutsal metinleri olan Vedalar zamanla halk tarafından anlaşılmaz olmuştu. Din törenleri büyük önem taşıyordu ve törenlerde okunan bu metinlerin doğru bir şekilde anlaşılması da çok önemliydi. Bu metinlerin incelenmesiyle Hindistan’daki ilk dil çalışmaları başlamış oldu.

Arapların dini olan Müslümanlıkta da Kuran ve Hadislerin doğru anlaşılmasına önem verildiği için bu metinlerdeki değişiklikleri tespit etmek üzere dil çalışmaları başlamış oldu.

Greklerde de Homer destanlarının dili zamanla değişmişti. Bu metinlerin gelecek kuşaklara doğru bir şekilde aktarılmasını sağlamak amacıyla Greklerin ilk dil çalışmaları başladı.

felsefe cagi

FELSEFE ÇAĞI

MÖ 6.- 5. yüzyıllarda filozofların sorguladıkları şeylerin en önemlisi şuydu: ‘İnsanların kullandığı düzenler – sistemler acaba ne dereceye kadar tabiattan gelmedir (doğuştandır) ve ne dereceye kadar insanların kendileri tarafından yapılmıştır?’  İnsan dili de bir sistem olduğu için dildeki sözcüklerle, sözcüklerin işaret ettiği nesneler ve kavramlar arasındaki bağlantının doğuştan mı yoksa sonradan yapma mı olduğu sorusu doğal olarak ortaya çıkmıştır.

Sokrat öncesi devir filozoflarından Herakleitos ve Demokritos bu konuyu incelemiştir. Herakleitos’a göre tabiatta bir düzen bulunmaktadır ve bu düzen insan dilinde de vardır; bu sebeple her sözcük tabiattan gelmedir (doğuştandır). Demokritos’a göre ise sözcükler belki tabiattaki varlıkların birer görüntüsüdür fakat bu özellikleri kaybolmuştur. Sözcüklerin değerleri artık insanların kendi eserleri olup onlar arasında karşılıklı bir ‘uzlaşma,anlaşma’dan doğmuştur.

felsefe cagi

Aristoteles, Batı dünyasında yüzyıllarca ‘gramerin babası’ olarak adlandırılmıştır. Poetika adlı eserinde sözcükleri ve türlerini incelemiştir. Aristo ile dil çalışmaları felsefeden ayrılmaya ve farklı bir anlam kazanmaya başlamıştır.

aristo poetika

Stoacılara göre sözcüklerin bugünkü hallerinde sesler ile gösterdikleri nesneler arasında doğuştan bir bağ görünmese de çok eskilere gidilip ‘etimon’ denilen köklere varıldığı zaman düzenli bir bağın olduğu görülecektir. Stoacılar sayesinde ‘etimoloji (kelime kökü bilgisi)’ dalı ortaya çıkmıştır.

stoacilik

HELENLER

Büyük İskender, biri İskenderiye’de biri Bergama’da iki kültür merkezi kurmuştur. İskenderiye okulundakiler (buradaki okul, ekol anlamında kullanılmıştır), dildeki düzenliliği kabul ettiler ve kendilerine ‘düzenciler’ dediler. Karşılarında bulunan Bergama okulundakiler ise dilde kesin bir düzen olmadığı fikrini savundular ve kendilerine ‘aykırıcılar’ adını verdiler. Bu çalışmalar sayesinde dil çalışmaları felsefeden kurtulmuş; kendi sınırları ve ölçüleri çerçevesinde bir çalışma alanı haline gelmiştir.

helen dönemi

Dionysios, bugün hala kabul göre 8 sözcük çeşidini (ad,sıfat,eylem,zamir,zarf,edat,bağlaç,ünlem) saptamıştır.

Discolos, diyalektoloji (lehçe bilgisi) çalışmaları yapmıştır.

Hesikios, sözlük çalışmalarıyla tanınmıştır. Mısırca, Akadca, Galatça gibi dillerde derlemeler yaparak Grek dil dünyasına büyük bir katkı sağlamıştır.

dionysios

(Dionysios)

Romalılar dille ilgili ilk adımı Grek gramerini Latince’ye uygulamak olmuştur. İkinci adımda ise Latince ışığında Grekçe’yi yeniden incelemişlerdir. Bir sözcüğün isim ya da eylem olduğunu biçimsel eklere göre değil de nesnenin bir adı olması veya hareket bildirmesi gibi bir ölçüte göre karar vermişler ve gramer çalışmalarını yüzyıllarca aksatan bir yolu açmışlardır. :)

de ayri yazilir karikatur

Varro, grameri bir bilim haline getirmek için çok uğraşmıştır. Dillerde hayvanlara verilen isimlere dikkat çekmiş; insanlar için önemli olan hayvanların dişisi ile erkeğine ayrı isimler verildiği halde, diğer hayvanlar için bunun düşünülmediğini söylemiştir. Türkçe üzerinden bakacak olursak sığırlar için öküz-inek, atlar için aygır-kısrak gibi adlandırmalar varken sinek, karga, domuz, aslan, çita gibi hayvanlarda cinsiyete göre bir adlandırmaya gidilmediği görülebilmektedir. :)Ayrıca Varro, Grekçe ile Latince arasında bir bağlantı olabileceğini öne sürek tek Romalı gramercidir.

tavuk karikatur

Priscianus’un yazdığı gramer, Latince’yi anadili olarak konuşan bir gramerci tarafından yazılan en doğru ve eksiksiz gramer sayılmaktadır.

priscianus gramer

HİNTLİLER

Kutsal Veda metinlerinin dili olan Sanskritçe hakkındaki en önemli eser, MÖ 300 yıllarında yaşamış Hintli gramerci Panini tarafından yazılmıştır. Sutralar adlı eserinde Sanskritçe gramerini yaklaşık 4000 kısa cümleyle özetlemiştir. O güne kadar hiçbir dil böyle kesin, net fakat ayrıntılarına kadar incelenmediği için Panini’nin grameri, modern dilciler tarafından gelmiş geçmiş en başarılı gramer çalışması olarak görülmektedir.

dillerle ilgili komik karikaturler

ARAPLAR
Greklerdeki tabiat – anlaşma tartışması Arap gramercilerini de etkilemiştir. İskenderiye ve Bergama okullarındaki düzencilik – aykırıcılık anlayışları Basra ve Kufe okulları arasında da yaşanmıştır. Basra okulu, İskenderiye okulu gibi kurallara önem vermiş ve dildeki düzenliliklere dikkat etmişlerdir. Kufe okulu, Bergama okulu gibi dil kuralları yerine, konuşulan dil üzerindeki gözlemleri ölçü olarak kabul etmişlerdir.

sibeveyhi

İran asıllı Sibeveyhi, Arap gramerinin kurucusu sayılan el-Halil’in öğrencisidir. Basra okulunun ‘morfoloji (biçimbilim)’ bilginidir. El-Kitab adlı eseri Arapça’nın en eksiksiz grameridir.

Başta da söylediğim gibi, yanlışlarıyla doğrularıyla sonradan yapılacak olan çalışmalara örnek olan eski dönem dil çalışmaları bu şekildeydi. Orta dönem dil çalışmalarında görüşmek üzere! :)

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol