Bilgiye Sıkılan Kurşunlar: YAKILAN KÜTÜPHANELER

Bilerek ve isteyerek ‘cahillik’ olgusu toplumlara girdi, toplumlar cahil bırakıldı. Tarihin ayağına çelme takıldı. Bir şeyler unutturuldu; unutulanlar hatırlatılmadı. İnsanların soyunu kırmak, insanlığa kurşun atmak yetmedi; bilgiyi de öldürdüler. Çünkü en acımasız ama bir o kadar da zeki liderler bilirlerdi ki insanlar ne kadar çok şey bilirse o kadar çok aydınlanacaklar, sorgulayacaklar. İnsanlığın gelişimi bilgiyle ölçülür; önce ateş yakmayı ‘bildik’, sonra yazı yazmayı ‘bildik’, sonra tekerlek yapmayı ‘bildik’ sonra teknoloji, bilim, din, sanat, eğitim… Bildikçe, geliştik.

Tarih boyunca çok sayıda kütüphane yakıldı, yıkıldı, yok edildi. İnsanlar ve nesiller arasında bilgi aktarımı engellendi. Yok edilen kütüphaneler bugünlere taşınsaydı bilim, teknoloji ve diğer pek çok alanda ne kadar ileride olurduk bir düşünsenize…

''Bilginin aydınlatamadığı toplumları şarlatanlar aldatır.''

İSKENDERİYE KÜTÜPHANESİ

İskenderiye Kütüphanesi MÖ 3. yüzyılın başlarında Mısır'ın İskenderiye şehrinde, Ptolemaion tarafından kurulmuş olan antik kütüphanedir.

İskenderiye Kütüphanesi MÖ 3. yüzyılın başlarında Mısır'ın İskenderiye şehrinde, Ptolemaion tarafından kurulmuş olan antik kütüphanedir. Dünyanın en büyük kütüphanelerinden biriydi ve yıkılışı adım adım gerçekleşti. Kütüphanenin ilk olarak MÖ 48 yılında çıkan iç savaş sırasında yakıldığı söyleniyor. Buna rağmen kullanılabilen kütüphaneye en büyük zararları 4. yüzyılda, içinde pagan (çok tanrıcı) eserler bulunduğu gerekçesiyle Hristiyanlar; 6. yüzyılda yine aynı sebeple Mısır'ın istilası sırasında Müslümanlar vurdu.

Yakılan kütüphanenin bulunduğu yerde Yeni İskenderiye Kütüphanesi yapılmış ve 2002’de hizmete açılmıştır.

Yakılan kütüphanenin bulunduğu yerde Yeni İskenderiye Kütüphanesi yapılmış ve 2002’de hizmete açılmıştır.

NALANDA BUDİST OKULU

Hindistan'da 5. yüzyılda kurulan Nalanda, hem bir Budist okulu hem de büyük bir kültür merkeziydi.

Hindistan'da 5. yüzyılda kurulan Nalanda, hem bir Budist okulu hem de büyük bir kültür merkeziydi. 1193 yılında Türk asıllı Bahtiyar Halaci tarafından saldırıya uğrayan merkezde büyük bir vahşet yaşandı. Düşünürler diri diri yakıldı öyle ki; çıkan duman aylarca merkezin bulunduğu vadinin üzerinde kaldı. Bu saldırıyla Hindistan, simya, anatomi, matematik, astronomi gibi ilim dallarındaki tüm kaynaklarını ve tüm düşünürlerini kaybederek karanlık çağa girdi. Hindistan Budist kültürü büyük oranda yok oldu.

BEYT’ÜL HİKMET

Beyt’ül Hikmet (Hikmetler Evi, İlim İrfan Yuvası), 9. yüzyılın başlarında Abbasiler tarafından Bağdat'ta kuruldu ve dönemin en önemli bilim ve kültür merkeziydi.

Beyt’ül Hikmet (Hikmetler Evi, İlim İrfan Yuvası), 9. yüzyılın başlarında Abbasiler tarafından Bağdat'ta kuruldu ve dönemin en önemli bilim ve kültür merkeziydi. Dünyanın her yerinden düşünürlerin bir araya gelebildiği bu merkezde Yunanca, Farsça, Latince ve Hintçe eserler Arapça'ya çevriliyor ve eserler derinlemesine inceleniyordu. İslam’ın ve biliminin altın çağına tanıklık eden merkez, Moğollar tarafından yerle bir edildi. İslam kültürü, bu ilim yuvasının yok olmasıyla karanlık çağa sürüklendi.

YUCATAN YARIMADASI

1562 yılında İspanyollar tarafından istilaya uğrayan Yucatan yarımadası, zengin Orta Amerika kültürünün en önemli el yazması verilerini barındırıyordu.

1562 yılında İspanyollar tarafından istilaya uğrayan Yucatan yarımadası, zengin Orta Amerika kültürünün en önemli el yazması verilerini barındırıyordu. İspanyol ordusunun rahibi Piskopos Diego de Landa, buranın şeytanın yalanlarını içerdiğini söyleyerek tüm yazmaları yaktırdı. Böylece, binlerce yıllık Orta Amerika uygarlığından ve kültüründen geriye pek bir şey kalmadı.

CİNSELLİK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ

I.Dünya Savaşı'ndan sonra Berlin'de kurulan enstitü, cinsellikle ilgili araştırmalarda dünya öncüsü haline geldi.

I.Dünya Savaşı'ndan sonra Berlin'de kurulan enstitü, cinsellikle ilgili araştırmalarda dünya öncüsü haline geldi. Özellikle LGBT bireylerle ilgili araştırmalarıyla dikkatleri üzerine toplayan enstitü, 1933'te Nazilerin iktidar olmasıyla saldırıya uğradı. Akademisyenler tutuklandı, bina ve arşivler yakılıp yok edildi.

Bunlar sadece birkaçıydı; bahsedemediğim yüzlercekütüphane, üniversite, enstitü; adı ne olursa olsun ‘bilgi yuvaları’ yok edilmiştir. Çağ fark etmeksizin ‘kötüler’ bilgiden korktular. Coğrafya, kıta, ülke fark etmeksizin, eğer biri bir ülkeye zarar vermek istediyse, bilgi yuvalarını yok etti. Çok yazık oldu…

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol