İhtiyaç mı Keyif mi? Tarih Boyunca 'Evler'

Canlıların en temel ihtiyaçlarından biridir barınma. Kaplumbağa evini sırtında taşır, ayılar kışı ininde geçirir, toprak ise her türlü bitkinin evi olur. Hayvanların ve bitkilerin daha büyük daha güzel bir eve yerleşme hayali yoktur ya da yan mağarayı kendi mağarasına ekleyip evlerini büyültemezler :). Dünya üzerinde var olduğundan beri ‘ev’ini değiştiren, geliştiren tek canlı tabi ki insandır. Önceleri ‘başımızı sokacak bir çatı olsun yeter.’ veya ‘Nohut oda bakla sofa bir evimiz olsun yeter.’ diye düşünen insanlar zaman geçtikçe o kadar da kanaatkar olmamaya başladı… 

ev eski yeni misafir evler eskiler yeniler eskisiyle yenisiyle

İlk insanlar ağaç ve kaya oyuklarında, mağaralarda yaşarlardı. Zorlu hava koşullarından, yağışlardan ve vahşi hayvanlardan korunmak için barınağa ihtiyaç duyarlardı. Yerleşik bir hayat olmaması sebebiyle tüm ağaçlar ve mağaralar tüm insanların eviydi, evi sahiplenmek gibi bir olgu yoktu.

mağara ev insan yaşamak doğa evler eski yeni eskisiyle yenisiyle

Çoğalan nüfus insanları, doğada bulunan en temel inşaat malzemeleriyle evler yapmaya itti. Orta Çağ ile birlikte çağdaşlaşan (!) insanlar çadırlarda yaşamaya başladılar. Çadırlar, göçebe hayatın devam ettiğini gösteren geçici evlerdi. Tarımın başlamasıyla birlikte yerleşik hayata geçildi ve büyük ağaç dallarından, topraktan ve taşlardan evler yapılmaya başlandı. 

                  

çadır ev çadırdan eski evler eski ev eskisiyle barınma insan toplum evler müstakil ev

Örgütlenme, birlik olma, savaşma, törenler veya eğlenceler düzenleme gibi toplu etkinliklere başlayan insanlar küçük köyleri oluşturdular. Dünyanın her yerine dağılan ve çoğalan insanlar gittikleri yerin iklim koşullarına göre evler yaptılar. Sıcak ve kurak bölgelerde taştan, ormanlık alanlarda çalılardan yararlandılar.

Uzun bir süre boyunca evler müstakildi. Çok katlı ev yapma fikri artık bulunulan coğrafyaya sığamama sonucunda ortaya çıktı. Keşke çıkmasaydı…

eskiden evler çadırdan sonra eski ev yeni ev bina apartman çok katlı

Başlarda bir salon ve bir oda, bir mutfaktan oluşan evlerin çoğunda tuvalet dışarıdaydı. Banyo için ayrı bir bölüm bulunmuyordu, mutfak olarak kullanılan bölmenin bir köşesine çekilen perdenin arkasında banyo yapılıyordu. 

köy tuvaletleri eski yeni eskiden köyde dışarıda wc lavabo

Çoğalan nüfusla birlikte, şehirlerde çok katlı binalar, çok odalı evler inşa edilmeye başlandı. Köylerde mütevazı yaşam, küçük köy evlerinde devam ediyordu.

kerpiç ev eskisiyleyenisiyle kerpiçten eski kerpiçev

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Asya, Güney Amerika ve Afrika'da insanların iş bulmak amacı ile kırsal alanlardan kentlere göçü ile Hindistan'da, Cezayir'de, Peru'da, Brezilya'da, Meksika'da, İran'da gecekondu yerleşim alanları oluşmaya başladı. Türkiye’de 1930larda başlayıp yine İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hız kazandı gecekondululaşma. Özellikle iki büyük şehir olan Ankara ve İstanbul’da çok katlı binaların aralarına, adından da anlaşılacağı üzere ‘bir gecede’, sağlıksız ve güvensiz konutlar yapıldı. Devlet, iş, sağlık, eğitim gibi amaçlarla köyden kente göç eden insanların önünü alamadı ve ‘çarpık kentleşme’ kavramı hayatımıza girmiş oldu.

şehir evler çarpık kentleşme yenisiyle yeni şehir manzara binalar

Biz çarpık kentleşmeyle uğraşırken, tüm yeniliklerin ilk olarak ortaya çıktığı Batı dünyası mimaride de kendini geliştirdi elbette. Artık ev sadece barınma için inşa edilen bir yapı olmaktan çıktı. İç mimarlık ve peyzaj çalışmalarının da gelişmesiyle artık evler adeta bir sanat eseri. Oyun odası, çamaşır odası, çalışma odası gibi işlevlerle ‘oda’ya yüklenen anlamlar değişti. Amerikan mutfak adında salonun içinde yer alan yeni bir mutfak türü ortaya çıktı. Banyo ve tuvalet bölümleri bile değişti; alafranga tuvaletler ve duş kabinleri hayatımıza girdi. Evlerin içi kadar dışı da önem kazandı. Rengârenk ve değişik yapılarda binaları her yerde görür olduk.

karışık evler çarpık kentleşme mimari yeni eskisiyle yenisiyle eskisiyleyenisiyle

Ev kavramının zaman içindeki değişimi göz ardı edilemez. Ev artık, çevresinden bağımsız düşünülemez. Yani sadece odaları, mutfağı değil çevresinde hangi market, hangi avm olduğu; otoparkının olup olmadığı da evle birlikte düşünülen kavramlar. Son zamanlarda ise köye dönüş modası başladı. Bu Biraz ‘moda’ olduğu için ama asıl olarak şehrin kargaşasından kaçmak için köylere veya şehir merkezinden uzaklara yönelen insanlar tekrar müstakil evlerde yaşamaya da başladılar. Apartmanlarda yaşamanın çok da matah bir şey olmadığını anladılar (!) Müstakil bir evde, evcil hayvanıyla yaşayıp küçük çaplı tarım yapan insanlar şu dönemde ‘zengin’ görülüyor ama zaten insanlık böyle yaşamaya başlamamış mıydı?:)

değişik evler yeni tarz modern karışık binalar insan insanlar eskisiyle yenisiyle tuhaf

Yorumlar

Giris Yapınız

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Şifremi kaybettim
Üye Ol Giriş
Facebook ile Giriş
veya
Doğrulama için mail adresinizi kontrol ediniz.
Üye Ol Giriş
Üye Ol